YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2525
KARAR NO : 2008/4911
KARAR TARİHİ : 27.10.2008
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında alacaklılardan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak kendisine ait taşınmazı diğer davalı … … …’na sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılardan … … … satış işleminde muvazaa bulunmadığını, gerçek bedelin haricen ödendiğini savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece tasarrufa konu taşınmazın tapuda gösterilen satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunmadığını, davalılar arasında muvazaa bulunduğunun kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davaya konu edilen taşınmazın tapuda gösterilen satış bedeline ilave olarak satın alan 3. kişi davalı … …’nın haricen ve banka vasıtası ile yaptığı ödeme ile birlikte bilirkişiler tarafından belirlenen gerçek bedel arasında fahiş bir fark bulunmadığı gibi davalıların kötü niyetinin de kanıtlanamamış olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak İİK’nun 277 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali davalarında vekalet ücreti davaya konu malın tasarruf tarihindeki gerçek değeri ile takibe konu edilen alacak ve ferileri toplamından hangisi daha az ise o miktar üzerinden hesaplanması gerekir. Davacı alacaklı tarafından icra takibine konu edilen alacak ve ferileri toplamı 90.612.013.874TL tasarrufa konu edilen taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değeri ise 460.000.00YTL olarak belirlendiğine göre mahkemece davacının alacak ve ferileri toplamı üzerinden vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken bu husus göz önüne alınmadan davalı … … … lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hüküm fıkrasının 3. bendindeki “25.500.00YTL” ibaresinin çıkarılmasına ve yerine “8.124.00YTL” ibaresinin eklenerek hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve 19.12.2005 gün ve 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına 27.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi