Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2022/1804 E. 2022/6832 K. 19.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1804
KARAR NO : 2022/6832
KARAR TARİHİ : 19.10.2022

MAHKEMESİ : DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : DİYARBAKIR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, davacı … vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın kabulüne dair verilen karar, yasal süre içerisinde davalı … vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 28/06/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat gelmedi, temyiz edilen davacı … vekili Avukat…. geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı … vekili Avukat ve diğerleri gelmedi, yokluklarında duruşmaya başlandı, gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacı …, dava konusu 29 parsel sayılı taşınmazın “…. Mirasçıları” adına kayıtlı iken; usul ve yasalara aykırı tespit kararı ve gerçek mirasçılık durumunu yansıtmayan veraset ilamına dayanılarak 17/12/2014 tarihinde davalı …’a intikal ettiğini, 18/12/2014 tarihinde davalı …’e, … tarafından da 18/02/2015 tarihinde davalı …’e devredildiğini, Ergani Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/682 E. – 2015/280 K. sayılı tespit kararının iptaline karar verildiğini, Viranşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2013/204 E. – 2013/244 K. sayılı veraset ilamının iptali için ise dava açıldığını ve davanın halen derdest olduğunu, çekişme konusu taşınmazın intikalinin yolsuz tescil niteliğinde, sonrasında yapılan satış işlemlerinin ise muvazaalı olduğunu, satış suretiyle temlik alan davalıların iyiniyetli olmadıklarını, konuyla ilgili ceza soruşturması yürütüldüğünü ileri sürerek, davalı … adına kayıtlı 29 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile eski malik “Ölü …. Efendi Mirasçıları” adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı …, davanın haksız olduğunu, taşınmazı iyiniyetle satın alan üçüncü

kişi konumunda bulunduğunu, iyiniyetinin korunması gerektiğini, dava konusu taşınmazı satın alacak maddi gücü ve adına kayıtlı çok sayıda taşınmaz bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı …, davacı Hazinenin aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, taşınmazın uzun zamandır kendi tasarruflarında olduğunu, tapuya güven ilkesi gereğince satış işleminin yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı …, savunma getirmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08/10/2020 tarihli ve 2017/98 E., 2020/448 K. sayılı kararıyla; davalı … adına olan tescilin yolsuz olduğu, diğer davalıların ise TMK’nın 1023. maddesinde öngörülen sicile güvenin koruyucu etkisinden yararlanmalarının söz konusu olamayacağı, ancak taşınmazın davalı … adına kayıtlı olduğu, diğer davalıların tapu maliki olmadıkları gerekçesiyle davalı … aleyhine açılan davanın kabulüne, davalılar … ve ….. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … vekili ve davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
2.1. Davacı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar … ve … yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle red kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, anılan davalılar yönünden de davanın kabulünün gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.2. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı …’nin taşınmazı tapu kaydına güvenerek satın aldığını, taşınmazın üzerine çiftlik inşa ettiğini, devir tarihlerine ilişkin maddi hata yapıldığını, tescil ile birlikte devir yapılmadığını, yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişi olmadığını, tarafları tanımadığını, ticari veya kişisel ilişkisi bulunmadığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09/12/2021 tarihli ve 2021/295 E., 2021/925 K. sayılı kararıyla; kayıt maliki davalı … yönünden verilen kabul hükmünün isabetli olduğu, ancak iddianın içeriği ve davanın niteliği gözetildiğinde, gerek yolsuz nitelikteki intikal işlemleri ile pay iktisap eden kişilere ve gerekse onlardan taşınmaz yada pay iktisap eden tüm kişilere husumet düşeceği gözetilmeden diğer davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle; 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca davalı …’in istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusununun kabulüne, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyip, davalının iyiniyetli olduğunu, tanık dinlenilmiş olsaydı iyiniyetli olduğunun ortaya çıkacağını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yolsuz tescil (sahtecilik) hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
Bilindiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” 1022/1. maddesinde; “Aynî haklar, kütüğe tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır.”, 1023. maddesinde; “Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur.”, 1024/2. maddesinde; “Bağlayıcı olmayan bir hukukî işleme dayanan veya hukukî sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur.”, 1025/1-2. maddesinde “Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler uyarınca, ayni haklar tapu siciline tescil ile doğar ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunması zorunludur. Bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı açıktır. Oysa, oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceğinde kuşku yoktur.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, delillerin takdirinin yerinde oluşuna, özellikle; davalının süresinde tanık deliline dayanmadığı gözetilerek, (IV/3.) no.lu paragrafta yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 20/11/2021 tarihinde yürürlüğe giren ve 28/06/2022 olan duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davacı vekili için 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 103.847,86 TL bakiye onama harcının hükmü temyiz eden davalıdan alınmasına, 19/10/2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.