YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3575
KARAR NO : 2009/6507
KARAR TARİHİ : 19.10.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki olduğu aracın davalıya trafik sigortalı olan araçla 17.04.2007 tarihinde çarpışması sonucu hasarlandığını, davalı tarafından bu hasar için 3.721TL tazminat ödemesi yapıldığını hasarın daha fazla olduğunu ileri sürerek, 1.639TL’nin temerrüt tarihinden yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, daha önce davacı aracında tesbit edilen hasar için 5.360TL hasar ödemesi kararlaştırılmışsa da araç üzerinde yapılan incelemeler sonucu bir kısım orjinal parçaların yerine eş değerinin takıldığını tesbit edilmesi nedeniyle 3.721TL’lik tazminat ödemesi yapıldığını sorumluluklarının kalmadığını savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı, kazaya karışan 3. Şahıs aracının trafik sigortacısıdır.
ZMSS Genel Şartlarında, sigortanın kapsamını belirleyen l.maddesinde, sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi meydana gelen zararlardan dolayı, 2918 sayılı KTK’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği belirtilmiştir. Ancak bu sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. Başka bir değişle, işletene halef olarak sorumlu tutulan sigortacı, BK’nun 42. maddesi uyarınca motorlu aracın neden olduğu riziko nedeniyle, meydana gelen gerçek zararı gidermekle yükümlüdür. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar.
Bu durumda mahkemece, araca takılan bir kısım parçaların doğrultulduğu, bazı parçaların yerine çıkma parça takıldığı ve orjinal parça takılmaması nedeniyle davacının menfaat kaybına uğramadığı gerekçesiyle eksik tazminata hükmedilmiş olup davacının gerçek zararı giderilmemiştir.
O halde, aracın orjinal parçaları ile tamir edilmesi halinde tamir masraflarına hükmedilerek gerçek zararın karşılanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.10.2009 tarihinden oybirliğiyle karar verildi.