YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5041
KARAR NO : 2023/151
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10/07/2020 tarihli ve 2019/428 Esas, 2020/155 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 04/12/2020 tarihli ve 2020/1050 Esas, 2020/897 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik ceza miktarı
itibari ile resen de yapılan incelemede, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanması yönünden, mahallinde keşif talebinin ilk derece mahkemesince reddedilip ve bu husustaki istinaf isteminin değerlendirilmeyerek eksik araştırma ile karar verildiğine,
3.”Şüpheden sanık yararlanır. ” ilkesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
4. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığına,
5. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın üzerine atılı suçu ikrarı, suç tutanağı, şahit ifadeleri, uzmanlık raporu, kroki ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın olay tarihinde …..ve …..plakalı araç sürücülerine uyuşturucu hap sattığı, satarken bulunduğu yerin ilkokula 44 metre mesafede olduğu gerekçesiyle, sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, resen de temyize tabi hüküm yönünden, “Hak yoksunluklarına karar verilirken, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde hükümden önce yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilebileceği” belirtilerek, hükmün usul ve yasaya uygun bulunduğu, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre, yapılan istihbari çalışmalarda, Ankara İli, ….. İlçesi, …. Mahallesi, …. Caddesi üzerinde bulunan … İlkokulu yakınındaki üst geçidin karşısında … marketin bulunduğu ve üst geçidin merdivenlerinin olduğu yerde bir şahsın sürekli uyuşturucu madde satışı yaptığı bilgisinin alınması üzerine; olay günü saat 18.30 sıralarında belirtilen yer çevresinde tertibat alınarak yapılan fiziki takip sırasında, sonradan kimliği tespit edilen sanık …’ün üst geçidin merdivenlerinde oturduğu; şüpheli ve tedirgin hareketlerle oturduğu yerden kalkarak çevrede yaya olarak dolaştığı, belirtilen yere yakın park halinde bulunan kendisine ait olduğu anlaşılan …. plaka sayılı aracın yanına gidip geldiği; saat 19.15 sıralarında üst geçidin olduğu yere 06 EDF 22 plaka sayılı araç ile sonradan kimliği tespit edilen tanık …’ün geldiği ve sanığın, aracın
sağ ön camından içeri eğilerek tanıkla konuştuğu, ardından park halindeki …..plakalı aracın yanına giderek, arka sağ kısmındaki benzin kapağını açarak bir şeyler alıp, tanık …….’nin kullandığı aracın sağ ön camından içeri doğru eğilerek, tanıkla birbirlerine bir şeyler alıp verdiklerinin görüldüğü; tanığın içinde bulunduğu aracın kesintisiz takip sonucu durdurulması üzerine, tanık…’nin 1 adet MDMA içeren tableti arama yapılmaksızın teslim ettiği ve saat 19.20 sıralarında yakalandığı; sanığın devam eden fiziki takibi sırasında saat 19.25’te üst geçidin olduğu yere tanık …’nun kullandığı ….plaka sayılı araçla gelerek duraklama yaptığı, sanığın aracın sağ ön camından içeri doğru eğilerek tanıkla konuştuğu, ardından park halindeki ….. plakalı aracın yanına giderek, arka sağ kısmındaki benzin kapağını açarak bir şeyler alıp, tanık …’in kullandığı aracın sağ ön camından içeri doğru eğilerek, tanıkla birbirlerine bir şeyler alıp verdiklerinin görüldüğü; tanığın içinde bulunduğu aracın kesintisiz takip sonucu durdurulması üzerine, tanık …’in 2 adet MDMA içeren tableti arama yapılmaksızın teslim ettiği ve saat 19.30 sıralarında yakalandığı; saat 19.35 sıralarında üst geçidin merdivenlerinde beklediği görülen sanık …’ın yanına gidilerek saat 19.40′ ta yakalandığı; Cumhuriyet savcısının yazılı arama emrine istinaden 06 DF 1403 plaka sayılı araçta yapılan aramada, benzin kapağı içinde tanıklar… ve …’te ele geçen tabletlerle aynı renk, amblem ve şekillerde 19 adet MDMA içeren tabletin ele geçtiği olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında suçunu ikrar ederek, “Ele geçen tabletleri olay tarihinde Yenidoğan semtinde … lakaplı açık kimlik, adres ve telefon numarasını bilmediği şahıstan satın aldığını,” ifade ettiği; tanıklar… ve …’in kollukta müdafi huzurunda alınan ifadelerinde ve yaptırılan teşhislerde, sanığı teşhis ederek, “Ele geçen tabletleri kullanmak için sanıktan satın aldıklarını,”; kovuşturma aşamasında ise tanıkların, “alışverişin gerçekleştiği yerin yakınında okul olmadığını” beyan ettikleri; soruşturma aşamasında düzenlenen 21/07/2019 tarihli olay yeri krokisine göre, sanığın yakalandığı ve uyuşturucu madde ticareti yaptığı yerin … İlkokulu’na 31 metre yürüme mesafesinde olduğunun belirlendiği; kovuşturma aşamasında mahkemenin talebi üzerine, düzenleyicilerden birinin olay tutanağında imzası bulunan polis memuru olduğu anlaşılan 25/06/2020 tarihli tutanağa göre; tanıklar… ve …’in kullandığı araçların olay tarihinde üst geçitin altında duraklama yaptıkları ve alışverişin de burada geçekleştiği belirtilerek, söz konusu yerin … İlkokulu giriş kapısına 44 metre yürüme mesafesinde olduğunun tespit edildiği; bu haliyle olay tutanağının içeriği teyit edildiğinden, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin koşullarının bulunup bulunmadığının tespiti açısından keşif yapılmasına ve tutanak düzenleyicilerin yer göstermesine gerek olmadığı; yine sanığın ele geçen tabletleri satın aldığını beyan ettiği şahsa ilişkin soyut beyanda bulunduğu, kimliğine ilişkin yeterli bilgi vermediği, ayrıca olay tutanağının içeriği, tanıklar… ve …’in beyan ve teşhisleri ile suçunun ortaya çıktığı anlaşıldığından, beyanı ile kendisinin ve/veya üçüncü kişinin suçunu ortaya çıkardığından bahsedilemeyeceğinden 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşullarının bulunmadığı; ilk eylem nedeniyle tanık…’nin uyuşturucu madde ile saat 19.20 sıralarında yakalanmasından beş dakika gibi (saat 19.25) çok kısa bir süre sonra sanık ile tanık … arasında uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleştiği, ardından saat 19.35’de sanığın yanına gidilerek, saat 19.40’ta yakalandığı dikkate alındığında; kolluk görevlilerinin ilk eylemden sonra olaya müdahale etmeyerek ikinci eylemin gerçekleşmesine yol açtıklarından söz edilemeyeceği ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 04/12/2020 tarihli ve 2020/1050 Esas, 2020/897 karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak
yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11/01/2023 tarihinde karar verildi.