Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3688 E. 2022/8032 K. 10.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3688
KARAR NO : 2022/8032
KARAR TARİHİ : 10.11.2022

MAHKEMESİ :… BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13.02.2018 tarih ve 2016/429 E- 2018/92 K. sayılı kararın asıl davada davacı-birleşen davada davalı Başak Pulverizatör San Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 18.03.2021 tarih ve 2018/1159 E- 2021/363 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi asıl davada davacı-birleşen davada davalı Başak Pulverizatör San Tic. Ltd.Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirketin TPMK nezdinde … Y tescil numaralı faydalı model belgesi ile koruma altında bulunan “tarım ilaçlama tabancasında yenilik” başlıklı buluşunun davalı şirket tarafından haksız ve izinsiz olarak
üretilerek, satışının yapıldığını, tespit dosyasında düzenlenen raporda; davalı firma yetkilisi ve ortağı …’in, davaya konu ürünlerin tanesini 18 TL’ den sattığının ve tespit tarihi itibariyle 1000 adet ihraç yapıldığının belirtildiğini, müvekkili şirketin hak sahibi olduğu ” tarım ilaçlama tabancasında yenilik ” buluşunun, müvekkil ile aynı ticari alanda faaliyet gösteren davalı tarafından üretim ve satışı yapılması ile internet ortamında web sayfasında ürünler için icapta bulanmasının 551 sayılı KHK’ nın 136. maddesi uyarınca müvekkilinin faydalı modeline tecavüz oluşturduğunu ve TTK’nın 56. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi zararın ticari işlere uygulanacak en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline, tecavüzün men-i ve refiine, haksız rekabetin tespiti ve bu ürünlere, ürünleri üretmeye yarayan kalıplara el konulmasına ve imhasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının ürettiği ürünler ile müvekkilinin ürettiği ürünler arasında farklılıklar bulunduğunu, ayrıca davanın dayanağı olan faydalı modelli ürünün yenilik taşımadığından hükümsüzlüğünün gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili, davalı şirket tarafından esas dosyada müvekkili hakkında davalı tarafın “Tarım İlaçlama Tabancası Yenilik ” başlıklı buluş için …Y tescil numaralı faydalı model belgesine dayanılarak dava açılmış ise de, faydalı model belgesi alınan ürünün herhangi bir yenilik içermeyip satılan ve ulaşılabilen bir ürün olduğunu, ürünün ayırt edici özelliğinin tabancanın ucunda bulunan hununin kademeli olarak hareket ettirilip sabit ayarda tutulmasını sağlayan en az bir huni dişlisi içerdiğini, davalı tarafça faydalı model belgesi alınan ürünün çalışma prensibi itibari ile bu ürünün kopyası niteliğinde olduğunu, Braglia markası Nehro model olarak piyasaya sürülen ürünün Timsan Tarım İnş. Mak. San. ve Tic. Ltd Şti. tarafından Türkiye piyasasında satıldığını, davalı firmanın ürünün kalıplarını Jasmin Makine Kalıp ve Kuaför Malzemeleri İmalatı … Ticari unvanlı kalıpçıya siparişle yaptırdığını, siparişi verirken Braglia markasının Nehro model tabancasını göndererek bunun bir kopyasını yapmalarını talep ettiğini, dolayısıyla söz konusu ürünün bir Ar-Ge sonucu bulunmuş olmayıp, kopyalanmış ürün olduğunu ileri sürerek, davalıya ait …Y tescil numaralı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, dava dilekçesinde delil olarak gösterilen döküman ve ürünlerin davalı müvekkilinin faydalı modelinin teknik olarak yeniliğini kaldırıcı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmayacağını, davacı yanın, davalı müvekkilinin faydalı modelinin yeni olduğunu bildiği halde müvekkili tarafından açılan tecavüz davasını bekletmek adına, davalı tarafa karşı haksız yere kötüniyetle açıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı birleşen dosya davalıya ait …Y sayılı faydalı model belgesinin yenilik kriterini taşımadığı ve hükümsüzlüğünün gerektiği hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olarak sonuç doğurup faydalı model en başından itibaren geçersiz olduğundan asıl davanın dayanağı kalmadığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada davalı BAŞAK PULVERİZATÖR adına kayıtlı …-Y Tescil sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karara asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Asıl dava, davacıya ait 2014/04804 nolu faydalı modele tecavüzün tespiti ve önlenmesi, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili, birleşen dava, asıl dosyada dayanılan faydalı modelin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Dava 30.05.2016 tarihinde 6769 sayılı SMK’nın 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girmesinden önce açıldığına göre 6769 sayılı SMK’nın geçici 1/1 maddesi uyarınca, münhasıran açılan hükümsüzlük davaları ile tecavüz davaları yönünden SMK’nın 192. maddesi uyarınca davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 554 sayılı KHK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Dairemizin yerleşik kararlarında da ifade edildiği (Dairemizin 17.04.2019 tarih 2017/1949 Esas-2019/3122 Karar sayılı Kararı) üzere faydalı model ile korunan, küçük ve faydalı buluş niteliğindeki yeniliklerdir. Şayet küçük buluş ile, herhangi bir üründe hayatı kolaylaştıran hız veya ucuzluk sağlayan her hangi bir teknik ilerleme bulunmakta ve daha önce o ürünle ilgili daha önce kullanım şekli bulunmamakta ise, o üründe sağlanan teknik ilerleme faydalı model belgesi verilerek korunabilecektir. KHK’nın 165/1-b maddesinde yer alan “ Faydalı model belgesi konusu buluşun, buluş konusunun ilgili olduğu teknik alandaki bir uzmanın onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte, açık ve tam olarak tanımlandığı ispat edilmişse,” şeklindeki düzenleme ile faydalı model başvuru belgesinde, başvuru belgesini inceleyen uzmanın ileri sürülen teknik soruna başvuruya konu küçük buluş ile getirilen çözümün makul olduğuna ikna olmasını sağlayacak açıklıkta olması gerekmektedir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, birleşen dava davacısı tarafından sunulan kullanım klavuzu ile youtube videosu dikkate alınarak düzenlenmiştir. Karşılaştırılan ürünlerin farklı işlevler kapsadığı gerek savunma, gerekse bilirkişi raporuna ciddi itiraz olarak ileri sürülmüştür. Bu durumda, mahkemece davalının sunduğu katalog ve internet görüntülerinin yüklenme ve basım tarihleri kesin olarak belirlenip, ürün karşılaştırmasının itirazları karşılayacak şekilde uzman bilirkişi raporu alınarak faydalı model belgesinin 551 sayılı KHK’nın 156 maddesi gereğince başvuru tarihi itibariyle tekniğin bilinen durumuna göre teknik ilerleme sağlayan bir yenilik içerip içermediğinin tespiti ve sonucuna göre her iki davanın değerlendirilmesi karar gerekirken yenilik kırıcılık unsurları açısından soyut bilirkişi raporuna istinaden karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı-birleşen davada davalının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine,
10.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.