YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/13081
KARAR NO : 2006/369
KARAR TARİHİ : 01.02.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm … mirasçılarından … ve … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 175 ada 81 parsel sayılı 4650.60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kaydı ile irsen ve taksimen gelen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık, çalılık ve kayalık yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm … mirasçılarından ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hükmü temyiz edenlerden … ’ye gerekçeli kararın 31.1.12005 tarihinde tebliğ edilip 15 günlük süre geçtikten sonra 18.2.2005 tarihinde verildiği anlaşılan temyiz dilekçesinin (isteminin) bu nedenle REDDİNE,
2-Davalı … mirasçılarından ’nin temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz tapu ve vergi kayıtlarına, tapu dışı satışa ve zilyetliğe dayalı olarak davalı adına tespit edilmiş, davacı … taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Tespit nedenine ve ileri sürülüşe göre taşınmazın tespite esas alınan tapu ve vergi kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı, kayıtların uymaması halinde davalı yararına zilyetliğe dayalı taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Bilindiği üzere tapu kayıtları,sahibine mülkiyet hakkı bahşeden kayıtlardır. Vergi kayıtları ise zilyetliğin karinesi olan kayıtlardandır. Tapulu yerlerde zilyetlik mülkiyetin koşulu değildir. Hal böyle olunca öncelikle dayanak tapu kaydının gereği gibi yerine uygulanıp kapsamının belirlenmesi zorunludur. Mahkemece tapu ve vergi kayıtlarının uygulaması yapılmamış, nedenlerinin karar yerinde gerekçesi gösterilmemiş, ziraatçi bilirkişi raporuna değer verilerek karar verilmesi yoluna gidilmiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilmez. O halde, tespite esas alınan Haziran 1289 tarih 184 nolu tapu kaydı ilk tesisinden itibaren intikalleri ile birlikte olduğunda Yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden, çıkarılamaması halinde kayıt örneği eklenerek Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından getirtilmeli, ayrıca kaydın tasdikli yada tasdiksiz yoklama kayıtlarından olup olmadığı konusu da keza Genel Müdürlükten sorulmalı, davalı taraftan dayanak tapu kayıtlarının malikleri ile irsi yada akdi ilişkisinin ne olduğu sorulup gerektiğinde kayıt maliklerinden alınmış veraset belgesi varsa ibraz ettirilmeli, yoksa adı geçenlerin verasete esas vukuatlı nüfus kayıt örnekleri istenilmeli, davacı hazineye de tanık göstermesi için önel verilmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen tanıklarla tüm tespit bilirkişileri ve hazine tarafından gösterilecek tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak tapu ve vergi kayıtları taşınmazları ve yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla gereği gibi yerlerine uygulanarak kapsamları belirlenmeli, uygulamada kaydın revizyon gördüğü bildirilen 212, 315 ve 316 parsellerle tutanağın edinme yerinde parsel numaraları bildirilen taşınmazların dava konusu taşınmazla öncesinin bir bütün olduğu gözününde bulundurulmalı, kayıtlarda yazılı sınırlar arazi üzerinde bilirkişilere göstertilip yerleri düzenlenecek krokiye işaret ettirilmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar yönünden tanıkların bilgisine başvurulmalı, dava konusu taşınmazla tutanağın edinme yerinde parsel numaraları yazılı taşınmazları ve bunları dıştan çevreleyen komşu parselleri bir arada gösterir tevhitli kroki istenilip ondan sonra komşu parsellerin tutanak ve dayanakları kayıtlar getirtilerek taşınmazlar yönünü ne şekilde sınır okudukları belirlenip ona göre yerel bilirkişilerin sözlerinin denetlenmesi yoluna gidilmeli, taşınmazın kayıt kapsamında kaldığının belirlenmesi durumunda yukarıda da açıklandığı üzere tapulu yerlerde zilyetliğin mülkiyetin koşulu olmadığı düşünülmeli, başka bir anlatımla tapuya değer verilmeli, kayıtların taşınmazlara uymaması yada taşınmazın kayıt kapsamı dışında kalması halinde taşınmazların öncesinin ne olduğu, kimden kaldığı davalıların
ve miras bırakanlarının zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, zilyetliğin süresi ve sürdürülüş biçimi yönünden gerektiğinde birinci ve ikinci derecede komşu olan parsellerin tespit malikleri yada zilyetlerinin tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin ziraatçı bilirkişi raporuna aykırı düşmesi halinde aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamayı ve kayıtlarda yazılı sınır yerlerini izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davalı … mirasçılarından ’nin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hüküm açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 1.02.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.