Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/1737 E. 2007/1785 K. 24.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1737
KARAR NO : 2007/1785
KARAR TARİHİ : 24.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kabulüne ilişkin Şişli 3.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.9.2006 gün ve 546/429 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 22.5.2007 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davalılar…ve … vekili Av…. n geldi, karşı tarafdan kimsenin gelmediği anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’nun keşide ettiği çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle borçlu aleyhine yapılan icra takibinde borçlunun haczi kabil malına rastlanmadığını, davalının icra takibinden 5 gün önce üzerindeki gayrimenkul hissesini diğer davalı ve kardeşi …’na bedelinin çok altında muvazaalı olarak sattığını belirterek, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca borçlu davalı … adına kayıtlı iken diğer davalı …’na satılan …li İlçesi, … Mahallesinde kain taşınmazın 1/4 hissesi üzerindeki tasarrafın iptalini ve satış yetkisi verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, tasarrufun gerçek bir satış işlemi olduğunu satış yapıldığında müvekkili aleyhinde bir icra takibi bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, taşınmazı diğer davalının ekonomik durumunun iyi olmaması nedeniyle satın aldığını ve muvaazaalı işlem yapmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davacı şirketin borçlu davalılardan …’ndan sekiz adet çekten dolayı 90.350.00 YTL alacaklı olduğu ve yapmış olduğu icra takibinin kesinleştiği getirtilen icra takip dosyasının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Alacaklı şirket tarafından takip dayanağı çekler bankaya 6.10.2005 tarihinde ibraz edildiğine ve borçlu…’in de taşınmazdaki 1/4 payını 7.10.2005 tarihinde satmış olmasına nazaran borcun tasarruftan önce doğduğunda duraksamamak gerekir. Üçüncü şahıs olan davalı … borçlu …’in kardeşi olup aksi yönde bir iddia mevcut değildir. …’in paydaş bulunduğu taşınmazdaki 1/4 payının satış bedeli tapu kaydında 5.000.00 YTL olarak gösterilmekte ise de satışın yapıldığı 7.10.2005 tarihindeki gerçek değerinin 25.000.00 YTL olduğu bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda açıkça vurgulanmıştır. İİY’nın 278/1 maddesinde, maddede sözü edilen yakın hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarruflarla, 2.maddesinde hükme bağlanan ivazlar arasındaki fahiş farkın mevcut olduğu hallerdeki tasarrufların bağışlama sayılacağı hükme bağlanmıştır. 278. maddede sözü edilen tasarruflar mutlak surette iptale tabi olduğundan, ızrar kastı, iyi veya kötü niyet aranmaz. Kaldı ki borçlu …’in çeklerin bankaya ibraz tarihinden bir gün sonra maliki bulunduğu taşınmaz payını kardeşi olan davalıya satması şeklinde tezahür eden eylemi alacaklıyı ızrar kastıyla ve iyi niyetli bir şahıstan beklenmeyecek bir tasarruf olduğu da kuşkusuzdur. Delillerin takdiri mahkemeye ait olup takdirde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle ve kararda yazılı diğer gerekçelere nazaran davalıların temyiz itirazları yerinde değildir, reddiyle usul ve yasaya uygun aleyhlerindeki hükmün ONANMASINA,duruşmada vekil ile temsil edilmeyen davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ve aşağıda dökümü yazılı 1.077.00.-YTL kalan onama harcın temyiz eden davalılardan alınmasına 24.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.