Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/289 E. 2006/801 K. 09.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/289
KARAR NO : 2006/801
KARAR TARİHİ : 09.02.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 129 ada 15 parsel sayılı 4365.29 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen, intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Hazine taşınmazın zilyetliğe uygun olmayan çalılık bitki örtüsü ile kaplı ve Rumlardan metruk arazi olduğuna dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile 4.10.2004 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 122.65 metrekarelik kısım ve (B) harfi ile gösterilen 476.12 metrekarelik kısmın mer’a vasfı ile hazine adına, geri kalan 3766.59 metrekarelik kısmın tespit maliki adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastroca taşınmaz irsen intikale, taksime ve zilyetliğe dayanılarak davalı … adına tesbit edilmiş, davacı Hazine taşınmazın çalılık ve aynı zamanda kaçak ve yitik kişilerden kalan yerlerden olduğun ileri sürerek dava açmıştır. Tesbit nedenine, ileri sürülüşe ve savunmaya göre uyuşmazlık, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan bir yer olup olmadığı, değilse davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14. maddesinde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Yörede daha önce toprak tevzi çalışmalarının yapıldığı ve çalışmalar sırasında taşınmazın dava dışı 13 ve 14 nolu parsellerle birlikte 382 parsel numarası adı altında işlem görüp ve belirtmelik tutanağında da taşınmazın … ve … Korhan’ın tapulu yerlerinden olduğu kaydına yer verilmesine karşın mahkemece davalıdan taşınmazla ilgili tapu kaydı olup olmadığı sorulmamış İtirazlı oldukları anlaşılan 13 ve 14 nolu parseller hakkındaki davaların sonuçlanıp sonuçlanmadığı araştırılmamış ve verilen kararların davaya etkisi üzerinde durulmamıştır.
Diğer taraftan davacı hazine taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalan bir yer olduğunu ileri sürmesine karşın bilirkişi ve tanıklardan bu konudaki bilgileri sorulmamış, ve ayrıca eylemli durumda sınırda mera olmasına karşın taşınmazın tamamını yada bir bölümünün mera olup olmadığı yönünden yöntemine uygun mera araştırması da yapılmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, mahkemece öncelikle davalıdan taşınmazla ilgili olarak tapusu olup olmadığı yada başkaca kayıt ve belgeleri bulunup bulunmadığı sorulup beyanı imzası ile belgelendirilmeli, bildirilmesi halinde kayıt merciinden istenilmeli, gerek davacı hazineye ve gerekse davalıya komşu köylerden de olmak üzere taşınmazı ve yöreyi iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarla tüm tesbit bilirkişileri ve de taraflarca gösterilecek tanıklar eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak olduğunda davalı tarafın dayandığı kayıt ve belgeler yerel bilirkişiler aracılığıyla gereği gibi yerine uygulanmalı, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı yada kamu orta malı niteliğinde mera yada yaylak olup olmadığı, değilse davalının babasının zilyetliğinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, 13 ve 14 nolu parseller hakkındaki davaların derdest bulunmaları halinde davaların birleştirilerek görülmesi gerekip gerekmeyeceğinin tartışılması yapılmalı, davaların sonuçlanmış olması halinde verilen kararların kesinleşme şerhini içeren birer örneği getirtilerek delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınmalı, fen bilirkişisine yapılan keşfi, uygulama yapıldığında uygulamayı yansıtır biçimde raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönlerin gözardı edilmiş olması doğru olmadığı gibi,
Kabule görede, kamu orta malı niteliğindeki meraların özel mülke ve tescile tabi yerlerden olmadığı düşünülmeden yazılı olduğu üzere taşınmazın krokisinde (A) ve (B) ile işaretli bölümlerinin hazine adına mera vasfıyla tescili yoluyla gidilmiş olması da doğru değildir.
Davacı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 9.2.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.