YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3242
KARAR NO : 2007/4184
KARAR TARİHİ : 10.12.2007
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın reddine ilişkin İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 7.12.2006 gün ve 2001/55 – 2006/693 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 25.9.2007 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davalı … vekili Av…. ve davacı vekili Av….’nın hazır oldukları anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından dava dışı … Bankası A.Ş. lehine davalılar … Holding A.Ş. ve …’in müşterek borçlu müteselsil kefaleti ile 1.5.2000’de 1.000.000.00-YTL, 6.6.2000’de 600.000.00-YTL, 4.8.2000’de 952.040-Dolar ve 26.9.2000’de 450.000.00-YTL’sı kredi kullandırıldığını, 30.11.2000 takip tarihi itibariyle adı geçen davalıların 2.735.031.381.000-TL’sı borçları olduğunu, takibi karşılıksız bırakmak amacıyla davalı … Holding A.Ş’nin … Yatırım Menkul Değerler A.Ş’ne ait 61.248 adet A grubu, 16.000 adet B grubu olmak üzere toplam 77.248 adet hissesini, davalı …’in de 126.378 adet A grubu, 32.000 adet B grubu olmak üzere toplam 158.378 adet hissesini 6.10.2000 ve 14.11.2000 tarihlerinde … Yatırım Menkul Değerler A.Ş’nin diğer ortağı olan davalı … lehine rehin etmek suretiyle sattıklarını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların İİY’nın 278/2, 279/1 ve 280. maddeleri gereğince iptalini talep etmiştir.
Davalılar … Holding A.Ş. ile … … vekili tasarrufun iptaline yönelik dava şartlarının oluşmadığını, aciz belgesi sunulmadığı gibi, borcu karşılayacak miktarda menkul ve gayrimenkulün haczedildiğini, müvekkili Karamehmetler Holding A.Ş’ne ait dava konusu hisselerin 17.11.2000 tarihinde 1.800.000-Dolara ilmuhaberlerin devir, ciro ve teslimi suretiyle … Holding A.Ş’ye satıldığını, davalı … …’in de hissedarı olduğu … Yatırım Bankası A.Ş’nin borcu nedeniyle şahsi kefaletinden dolayı davacı bankaya borçlu olduğunu, … Yatırım Bankası A.Ş’den varlık transferi yapmadığını, … Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş’nin sermaye arttırımı neticesinde elde ettiği hisselerin bir bölümünü ortağı olan davalı …’e sattığını, hisselerin değerinin çok üstünde bir bedelle satıldığını, borçlarının bir kısmının ödendiğini, genel mahkemelerin görevli olduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkili ile dava dışı borçlu … Yatırım Bankası A.Ş. arasında ticari ilişki olmadığını, müvekkili ile Karamehmetler ailesinin … Yatırım Bankası’ndan tamamen bağımsız olarak … … Menkul Değerler A.Ş’ni kurduğunu, ortaklık oranını arttırmak amacıyla davalı … …’in … … Menkul Değerler A.Ş’deki toplam 150.000 adet hissesini 6.10.2000 tarihinde bedelin peşinen ve nominal değerinin yaklaşık iki katı değerinde 1.242.743-Dolar karşılığı 831.892.164.200-TL ödenmek suretiyle SPK ve Hazine Müsteşarlığı’nın izniyle satın alındığını 14.11.2000 tarihli … Holding A.Ş’nin sahibi olduğu 61.248 adet A grubu ve 16.000 adet B grubu olmak üzere toplam 77.248 adet hissenin ve diğer borçlu … …’in sahibi olduğu 6.378 adet A grubu, 2000 adet B grubu olmak üzere toplam 8.378 adet hissenin rehniyle ilgili işlemlerin gerçekleşmediğini, bu nedenle 14.11.2000 tarihli rehin işlemiyle ilgili talebin konusuz kaldığını, kesin veya geçici aciz belgesi ibraz edilmediğini, ceza mahkemesinin beraat kararıyla dava konusu hisse satışının mal ve kredi sağlamak üzere yapılan normal ticari işlemler mahiyetinde olduğunun tespit edildiğini, tasarrufun alacağın doğum tarihi olan 17.11.2000 tarihli hesap kat’inden önce olduğunu, davacının tasarruftan 10 gün önce borçlulara kredi kullandırmasının da MK 2.maddesine aykırı olduğunu, ABD uyruklu yabancı bir şirket olan müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne, … … Yatırım Menkul Değerler A.Ş’ne ait 120.000 adet A grubu, 30.000 adet B grubu olmak üzere toplam 150.000 adet hissesinin davalı … … tarafından diğer davalı …’ne satış yolu ile temlikine ilişkin 6.10.2000 tarihli Hisse Alım Sözleşmesi konulu tasarrufun davacı alacağının tahsiline yeter miktarda olmak üzere iptaline, rehin suretiyle satışa ilişkin tasarrufun varlığı kanıtlanamadığından bu konudaki istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaları elinde geçici (İİY 105.md.) ya da kati (İİY 143.md.) aciz belgesi bulunan alacaklılar açabilir. Ancak 19.10.2005 tarihinde kabul edilen ve 1.11.2005 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun geçici 13.maddesinde kamu bankaları ile fona devredilen bankalar yönünden aciz belgesi olmadan tasarrufun iptali davalarının açılabileceği, geçici maddesinde de bu değişikliğin makable şamil (geçmişe yürüyeceğini) olacağını hükme bağlamıştır. Bu durumda temlik alacaklıları olan davacılar yönünden davanın ön şartı olan geçici veya kesin aciz belgesi sunma zorunluluğu ortadan kaldırıldığından davalı vekilinin bu ve aciz belgesinin yokluğuna ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
İİY’nın 278/3-2 maddesinde “yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler” bağışlama gibi sayılmış ve bu tasarrufların iyiniyet koşulu aranmaksızın iptale tabi olduğu kabul edilmiştir. Tasarrufun bu bent uyarınca iptal edilebilmesi için malın satış tarihindeki gerçek değeri ile
satış bedeli arasında aşırı oransızlık bulunması gerekir. Edimler arasında, aşırı bir oransızlıktan söz edebilmek için tasarruf tarihinde borçlu aleyhine edimler arasında en az bir misli fark bulunması gerekir.
Aynı yasanın 280/1 maddesinde “mal varlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda davalı … …’in 6.10.2000 tarihli dava konusu tasarruftan önce 1.5.2000, 6.6.2000, 4.8.2000, 26.9.2000 tarihinde kullanılan kredilerin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olarak davacıya borcu bulunduğu sabittir.
Mevcut delillerden davalı borçlu ile davalı 3.kişi … arasında … Yatırım Menkul Değerler A.Ş’deki ortaklıkları nedeniyle ticari ilişkiler olduğu anlaşılmaktadır.
O halde dava konusu hisseleri devralan davalı 3.kişi; borçlu ile birlikte ticari iş yapan ve ortağı sıfatına haiz olduğundan borçlunun durumunu ve mal kaçırma kastını bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda olması nedeniyle İİK’nun 280/1 maddesindeki şartlar oluştuğundan davanın kabulü yerindedir. Kaldı ki; dosyada mevcut birbirini teyit eden bilirkişi raporları ile de İİY’nın 278/2 maddesi anlamında edimler arasında da aşırı oransızlık olduğu da tespit edilmiştir. Hisse devri ile ilgili Hazine ve SPK tarafından verilen izin idari prosedür gereğidir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Borçlar Kanunu’nun 53.maddesi gereğince hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesinin beraat kararıyla bağlı olmamasına, İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2003/341 esas 2004/604 karar sayılı ilamının o davanın tarafları yönünden hüküm ifade edeceği gözönüne alındığında temyiz eden davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 500.00-YTL duruşma vekalet ücretinin davalı …’den alınarak davacıya verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı
33.691.58-YTL kalan onama harcın temyiz eden davalı …’den alınmasına, 10.12.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.