YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2169
KARAR NO : 2007/2010
KARAR TARİHİ : 11.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : …, …
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davası üzerine yapılan yargılaması sonunda; davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Mahkemece, borçlunun alacaklısından mal kaçırmak kastıyla tasarrufta bulunmayıp iyi niyetli olduğu gerekçesiyle yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir.
Dava, İİK’nun 277 ve takip eden maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davacı bankanın davalılardan …’dan alacaklı olduğu ve yapılan icra takibinin kesinleştiği getirtilen dosyalarının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Tasarrufa konu taşınmazın tapudaki satış bedeli 1.100.000.000-TL olarak gösterilmesine karşın, tasarruf tarihindeki gerçek değerinin asgari 4.500.000.000-TL olduğu bilirkişi raporunda açıkça vurgulanmıştır. İİK’nun 278/2. fıkrasında aktin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitlerin bağışlama hükmünde sayılacağı ve iptale tabi olduğu açıkça vurgulanmıştır. Devamlılık arz eden yargısal uygulamalarla taşınmazın tapudaki satış değeri ile gerçek değeri arasında bir misli ve daha fazla farkın bulunduğu hallerde fahiş farkın varlığı kabul edilmiştir. Söz konusu maddenin uygulandığı hallerde 3. kişinin iyi niyetli ya da borçlunun alacaklısından mal kaçırmak kastıyla hareket ettiği konusunu bilip, bilmemesi önem arzetmemektedir. Öte yandan 3. kişi olan davalı … taşınmazı gerçek değeri ile satın
aldığını ve de tapuda gösterilen satış bedelinden ayrı ödemelerde bulunduğunu yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlamış değildir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında davanın kabulüne karar verilmek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere reddi yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Davacı bankanın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine, 11.6.2007 tarihinde oy birliği ile karar verildi.