YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17855
KARAR NO : 2009/15157
KARAR TARİHİ : 19.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,davalı işveren nezdinde 17.7.1978 tarihinden itibaren Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 17.07.1978 tarihinden itibaren davalı işyerinde geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.Yönetmelikle tesbit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurum’ca tesbit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurum’ca dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 24.02.1985 tarihinde davalı işyerinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin 14.03.1985 tarihinde Kuruma verildiği,ayrıca 15.01.1986,20.11.1989,08.04.1992,13.10.1995,13.03.1997,02.02.1998,17.02.2003 tarihlerinde davacının davalı işyerinden verilen işe giriş bildirgelerinin bulunduğu,davacının 24.02.1985-06.07.1986 ve 20.11.1989-08.11.1992 tarihleri arasında kısmi olarak bildirimlerinin yapıldığı,davacının davalı işyerindeki çalışmasının 08.11.1992 tarihinde sona erdiği anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca davacının davalı işyerindeki hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde dava açılmadığı için hak düşürücü süre nedeniyle 17.07.1978-24.02.1985 tarihleri arasındaki dönem yönünden verilen red kararı yerinde ise de mahkemece dinlenen tanıklardan Recep Polat işyerinde yaz kış devamlı çalıştıklarını söylediğinden davacının işe giriş ve çıkış tarihleri arasındaki eksik bildirilen süreler yönünden eksik inceleme ve araştırma sonucu istemin tümden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, davacı adına davalı işveren tarafından verilen tüm işe giriş bildirgeleri getirtilip, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, davacının davalı işyerinde giriş çıkış tarihleri arasında devamlı çalışıp çalışmadığını tesbit etmek,bordro tanıklarının beyanları ile devamlı çalıştığının anlaşılması halinde giriş çıkış tarihleri arasındaki dönemler yönünden eksik bildirilen süreleri tamamlamak suretiyle karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine ,19.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.