Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/2715 E. 2007/4211 K. 11.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2715
KARAR NO : 2007/4211
KARAR TARİHİ : 11.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın port-total olması nedeniyle sovtaj bedeli düşülerek 41.243.00-YTL’sı hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının kusur oranına isabet eden 30.932.250.000-TL’sı tazminatın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı … ve davalı … yetkili mahkemenin haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesi olduğunu, kusur oranı ve tazminat miktarını kabul etmediklerini, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile 30.932.25-YTL’sı tazminatın 6.2.2003 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar … ve …’tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı … … Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın ödeme nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, TTK’nun 1301.maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Bir davada davalı sayısı birden fazla ise, HUMK’nun 9/2 ve 21 maddesi uyarınca, dava davalılardan birisinin ikametgahı mahkemesinde açılabileceği gibi, haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Bunun yanında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110.maddesine göre, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, zorunlu ve ihtiyari sorumluluk sigortası yapan şirketler aleyhine de işleten ve sürücü ile birlikte açılması halinde hem bu kanun hem de HUMK’nun 9.maddesi uyarınca bu davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. 2918 Sayılı Yasa’nın 110.maddesinin son cümlesinde yer alan kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de dava açılabileceği kuralı kesin yetki kuralı olmayıp, davacıya tanınan bir seçimlik haktır. Bu durumda açıklanan nedenlere ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, 3.6.2004 tarih 2003/471 esas 2044/366 sayılı karar ile 30.869.750.000-TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine bu davalılar yararına hüküm bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davalıların 30.932.25-YTL’den sorumlu oldukları belirtilmiştir. İlk karar davacı vekili tarafından temyiz edilmediğine göre davalılar yararına oluşan usulü kazanılmış hak gözetilmeden davalılar aleyhine fazlaya hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ve …’a geri verilmesine, 11.12.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.