Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/17480 E. 2009/15614 K. 24.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17480
KARAR NO : 2009/15614
KARAR TARİHİ : 24.11.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 25.10.1994-31.05.2005 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı işveren ve davalı Kurumun tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı davalıya ait işyerinde 25.10.1994-31.3.2005 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını eksik bildirilen sürelerin tesbitine karar verilmesini istemiştir.Davacıya ait hizmet çetvelinin incelenmesinden ihtilaflı dönem içinde çok sayıda işveren yanında bildiriminin yapıldığı davalı iş veren adına kayıtlı 30557 sicil sayılı iş yerinde işe giriş ve çıkış tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı bordro tanıklarının anlatımlarından anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesidir. Anılan maddede yönetmelikle tesbit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen sigortalılar çalıştıkları hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde dava açacakları hükmü öngörülmüştür. Madde de belirtildiği üzere; yönetmelikle tesbit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi,aylık prim bildirgeleri dönem bordroları gibi) verilmesi durumunda, işe giriş ve işten çıkış tarihleri arasındaki bildirim dışı süreler yönünden 5 yıllık hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği açık- seçiktir. Bu durumda davacının davalı işveren yanında bildirimi yapılan işe giriş tarihi ile çıkış tarihleri arasında geçen dönem yönünden hak düşürücü süreden söz edilemez.
Somut olayda davacının davalıya ait 30557 sigorta sicil sayılı iş yerinden işe giriş ve çıkış tarihleri bildirilen 12.2.1997-1.3.1997,13.11.1999-1.4.2000 dönem yönünden eksik bildirilen sürelerin tanık anlatımlarına göre hizmetin kesintisiz olduğu anlaşıldığından kabulu yerine hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HUMK’nun 438/7.maddesi gereği düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün 1.bendinin silinerek yerine “Hizmet süresinin tesbiti yönünden açılan davanın kısmen kabulu ile davacının davalı iş yerinde asgari ücret üzerinden hizmet aktine bağlı olarak 12.2.1997-1.3.1997 tarihleri arasında bildirimi yapılmayan 16 gün ,1.1.2000-1.4.4.2000 tarihleri arasında 43 gün,15.10.2001-31.3.2001 tarihleri arasında 49 gün,1.4.2002-31.3.2005 tarihleri arasında bildirimi yapılmayan 479 gün yer altı maden işcisi olarak çalıştığının tesbitine ,tesbit edilen sürelerin bildirimi yapılan sürelere eklenmesine ,fazla talebin reddine” tarih ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgililere yükletilmesine, 24.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.