Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/14033 E. 2009/16732 K. 21.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14033
KARAR NO : 2009/16732
KARAR TARİHİ : 21.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi

Davacı, dernekteki üyeliğinin 31.8.1981 tarihinden itibaren bağkur hizmet süresinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. KARAR

Dava, davacının 31.08.1981 tarihi itibari ile Kadirli Ağaç İşleri Birliğine bağlı İnşaat ve Esnaf Derneğine üye olduğunun ve bu kayıt esas alınarak 1479 sayılı Yasa kapsamında … hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile davacının 20.04.1982-08.09.1989 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu … sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının, 12.05.1986 tarihli giriş bildirgesi ile 12.05.1986 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının başlatıldığı, 31.08.1981 tarihinde Kadirli Ağaç İşleri İnşaat Sanatkarları Esnaf Odası kaydı, 01.03.1982-27.02.1984; 12.05.1986-01.01.1987 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu, davalı Kurumca vergi kaydı esas alınarak 20.4.1982-27.4.1984 ve 12.5.1986-1.1.1987 tarihleri arasında sigortalı sayıldığı, Esnaf Sicil kaydının bulunmadığı, davacının 08.07.1996 tarihinden itibaren … Adana İl Müdürlüğünde memur olarak göreve başladığı, 8.7.1996 tarihli dilekçe ile Kuruma başvurarak 31.8.1981 tarihinde İnşaat ve Esnaf Derneğine üye olduğunu bildirerek geçici 12. Madde hükmü gereğince 31.8.1981-20.4.1982 tarihleri arasında sigortalı sayılmasını istediği ve davalı Kurumca sigortalılık başlangıç tarihinin 31.8.1981 tarihine çekildiği, 11.11.2005 tarihli Kurum Müfettişi incelemesi sonucu davacının oda kaydının usulsüz olduğu davacının üyeliğe kabulü ile ilgili alınmış oda yönetim kurulu kararı bulunmadığı tespit edildiğinden haksız hizmet kazandığının bildirildiği, davalı Kurumca önceden başlangıç tarihinin 31.8.1981 tarihine çekilmesine ilişkin işlemin iptal edildiği, davacının prim ödemelerinin ilk kez 18.12.1990 tarihinde olup daha sonra 29.06.1997 tarihinden itibaren 02.02.1998 tarihine kadar ödemeye devam ettiği ve 20.04.1982-27.02.1984; 12.05.1986-01.01.1987 tarihleri arasındaki 2 yıl 5 ay 26 günlük süreye ait prim borcu bulunmadığı, ayrıca aralarında davacının da bulunduğu sanıklar hakkında oda kaydında yapılan sahtecilik nedeniyle nitelikli dolandırıcılık ve bu suça yardım suçlarından Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/227 E sayılı dosyası ile dava açıldığı ve davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Görülmekte olan Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ceza davasında davacının Kadirli Ağaç İşleri Odasında kaydı olmadığı halde 31.08.1981-tarihli üye kaydı varmış gibi usulsüz oda kaydı getirerek 8.7.1996 tarihinde kuruma başvurduğu ve haksız olarak 3 yıl 10 ay 03 gün emekliliğe esas hizmet süresi kazandığı iddia edilen davacı hakkında eylemin sabit olması ve davanın mahkumiyetle sonuçlanması durumunda, oda kaydının usulsüz olduğu ve kötü niyetinin kanıtlanmış olacağı ve hileli yolla sosyal güvenlik hakkı elde edilemeyeceğinden bu halde sosyal güvenlik durumunun doğrudan etkileneceği tartışmasızdır. Gerçekten Borçlar Yasası’nın 53. maddesine göre hukuk hakimi kusur olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa dair hükümleri ile bağlı değildir. Ancak ceza mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi olaya ilişkin kabul, hukuk hakimini de bağlar.
Yapılacak iş; davacı hakkındaki ceza davasının neticesi beklenerek bu hususun bekletici (ön) mesele yapılmak suretiyle sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurum vekilinin diğer itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 21.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.