Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/19658 E. 2009/16264 K. 14.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19658
KARAR NO : 2009/16264
KARAR TARİHİ : 14.12.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 25.07.1986-30.12.1998 tarihleri arası … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 25.7.1986-30.12.1998 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacınIn 25.7.1986-30.12.1998 tarihleri arasında Bağ Kur sigortalısı olduğunun tesbitine karar edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının 25.7.1986-1.12.1994 tarihleri arasında vergi kaydının, 29.4.1980 tarihinden beri devam eden oda kaydının bulunduğu , sigortalılık talebi için Kurum’a başvuruda bulunduğunu gösteren bir belge ve iddianın bulunmadığı 8.8.2007 tarihinde bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı yasanın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir. Anılan madde, 24.08.2000 tarihli ve 619 sayılı KHK ile değiştirilmişse de, daha sonra söz konusu KHK Anayasa Mahkemesi’nin 26.10.2000 tarihli ve E: 2000/61, K: 2000/34 sayılı kararı ile iptal edilmiş ve iptal kararı 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 24.07.2003 tarih ve 4956 sayılı yasa ile yapılan en son değişiklikte ise, bağımsız çalışanların … sigortalısı sayılabilmeleri için, gelir vergisi mükellefi olmaları ile gelir vergisinden muaf olanlardan esnaf ve sanatkar sicili ile birlikte kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun olarak kayıtlı olmaları koşulu öngörülmüştür.
1479 sayılı … Kanununda, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 79/10. maddesinde öngörülen ve geçmiş çalışmaların sigortalık hizmet olarak sayılmasının tesbitine imkan veren hükümler doğrultusunda herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Ayrıca davacının 1479 sayılı yasanın Geçici 18.maddesinin sağladığı olanaktan süresinde başvurmak suretiyle yararlanmadığı hal böyle olunca geçmiş hizmetlerin tesbitinin yasal olarak imkanı bulunmadığından mahkemece istemin reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.