Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6635 E. 2023/387 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6635
KARAR NO : 2023/387
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline tebliği üzerine 31.05.2019 tarihinde davalı vekilinin verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, davanın niteliğine göre davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 24.03.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; tabip albay olan müvekkilinin suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olmak suçundan yargılandığı, 06.07.2012 tarihinde gözaltına alındığını, 07.07.2012 tarihinde serbest bırakıldığını, uzun süre adli kontrol tedbiri uygulandığı gerekçeleri ile müvekkili lehine 720.621,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın adli kontrol tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 21.04.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yasal dayanağı olmadığından davanın görev yönünden reddi gerektiğini, yetki ve süre yönünden davanın reddi gerektiğini, derdest dosya bulunup bulunmadığı ve mahsup yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davacı hakkında yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu, usulsüz işlem ise yapılmış ise de işlemi yapan kişiye ihbarının yapılması gerektiğini, öne sürmüştür.
3. … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2018 tarihli ve 2017/139 Esas, 2018/129 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 03.05.2019 tarihli ve 2018/1843 Esas, 2019/1211 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz istemi;
Bölge adliye mahkemesince taleplerinin incelenmeden karar verildiğine, müvekkilinin ve avukatının yol masraflarının, avukatlık masraflarının, rütbe ve maaş farkının maddi tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğine, 5271 sayılı Kanun 141 inci madde 3 üncü fıkrası gereği tazminata hükmedilmesi gerektiğine bu nedenle maddi tazminat talebinin kabul edilmesi ve hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, hükmedilen vekalet ücretinin eksik olduğuna ilişkindir.
2. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Açılan davanın 5271 sayılı kanunda sayılan haller kapsamında bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ve reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas, 2016/37 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının suç işlemek amacı ile kurulman örgüte üye olmak suçundan yargılandığı, 06.07.2012 – 07.07.2012 tarihleri arasında gözaltına kaldığını, adli kontrol tedbiri uygulandığı, yapılan yargılama üzerine 26.02.2016 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.10.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının maddi tazminat taleplerinin kanun ve içtihatlar göz önünde bulundurularak maddi tazminat talebinin reddine ve 10.000,00 TL manevi tazminatın adli kontrol tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, manevi tazminatı fazla olduğundan 500,00 TL’ye indirilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 845,00 TL olması gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/100 Esas, 2016/37 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının suç işlemek amacı ile kurulman örgüte üye olmak suçundan yargılandığı, 06.07.2012 – 07.07.2012 tarihleri arasında gözaltına kaldığını, adli kontrol tedbiri uygulandığı, yapılan yargılama üzerine 26.02.2016 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 21.10.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
A. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Bölge adliye mahkemesince verilen kararın hatalı olduğuna yönelik talebi bakımından;
Bölge adliye mahkemesi davacı vekilinin istinaf taleplerini inceleyip, başkaca sair talepleri reddederek karar vermiş ve davalı vekilini haklı bulduğu itirazları bakımından da düzeltilerek hüküm kurduğu anlaşılmakla taleplerinin incelenmeden karar verildiğine yönelik temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2. Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi talebi yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, kendisinin ve avukatının yol masraflarının 5271 sayılı CMK’nın 141 ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında hüküm altına alınamayacağı dikkate alındığında, maddi tazminat olarak verilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Tabip albay olarak görev yapmakta iken açılan dava nedeni ile terfi, rütbe ve maaş farkı zarar taleplerinin 5271 sayılı Kanunun 141 ve devamı maddelerine göre değerlendirilebilecek talepler olmadığı, varsayıma dayalı ve muhtemel gelir kayıplarına ilişkin, idari takdire ilişkin tasarruf niteliğinde olduğu, davanın açılmaması durumunda hakların elde edileceğinin mutlak, muhakkak ve kesin olmadığı, davanın varlığı nedeni ile davacının bu haklardan mahrum kaldığının kabul edilemeyeceği, bu nedenle gerçek maddi zarar mahiyetinde bulunmadıklarından bu taleplerin maddi tazminata dahil edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından hükmedilen tazminat miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
4.Hükmedilen vekalet ücreti yönünden;
01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile değişik, 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin 9 uncu maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu göre davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B.Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.Davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre, manevi tazminat hakkı bulunduğundan, davalı vekilinin, davacının tazminat talebinin reddi gerektiğine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Karşı vekalet ücreti istemi yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 03.05.2019 tarihli ve 2018/1843 Esas, 2019/1211 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.