YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7209
KARAR NO : 2009/4136
KARAR TARİHİ : 06.07.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Davacı-k.davalı : … Vek.Av….
Davalı-k.davalılar: 1-… 2-… Vek.Av….
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı-k.davalı … vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili avukat … …. Davalı-k.davacılar vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı-k.davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Yüklenici kooperatif tarafından açılan dava, iş bedelinin tahsili, arsa sahipleri tarafından açılan davalar gecikme tazminatının, yıkım bedelinin ve menfi zararların tazmini istemlerine ilişkin olup, mahkemece arsa sahipleri tarafından açılan yıkım bedeli ve menfi zararların tahsili istemlerini içeren birleşen davanın kabulüne, yüklenici kooperatif ile arsa sahipleri tarafından açılan diğer davaların reddine karar verilmiş, karar yüklenici kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre yüklenici kooperatifin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Arsa sahipleri ile yüklenici kooperatif arasında 22.10.1996 tarihinde düzenleme şeklinde arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmıştır. Bu sözleşmeye göre arsa sahiplerine ait parsel üzerine 2 blok halinde toplam 36 adet bağımsız bölüm yapılması kararlaştırılmış, paylaşım oranı %50’şer olarak kabul edilmiştir. Arsa sahipleri Zeytinburnu 1. Noterliği kanalıyla gönderdikleri 15.02.2001 tarihli ihtarname ile arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiğini yüklenici kooperatife bildirmişlerdir. Arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmeleri mahkeme kararı dışında ancak taraf iradelerinin fesih konusunda birleşmesi halinde feshedilmiş olur. Yüklenici kooperatif arsa sahiplerinin fesih bildirimlerine karşı itirazda bulunmuşlarsa da, yaptıkları imalât bedelinin tahsili için 09.08.2002 tarihinde dava açtıklarından tarafların sözleşmenin feshi konusunda iradelerinin birleştiği sonucuna varılmaktadır. Sözleşmenin feshi durumunda kusurları olmadığı anlaşılan
LO
./..
s.2
15.H.D.
2008/7209
2009/4136
arsa sahiplerinin menfi zararlarının tazmini için dava açma hakları mevcuttur. Bu davanın fesih konusunda iradelerin birleştiği, diğer bir deyimle sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren BK’nın 126/IV. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılması mümkündür. Ancak arsa sahipleri bu davayı sözleşmenin feshi tarihinden itibaren makul süre içerisinde açmamışlarsa, menfi zarar değerlendirmesi ve hesabının makul süre sonundaki tarihe göre yapılması gerekir.
Somut olayda 09.08.2002 tarihinde sözleşmenin feshi konusunda taraf iradeleri birleştiğine göre, bu tarihe yeni sözleşme yapılması için gereken makul süre eklendiğinde, değerlendirmenin 2003 yılındaki imar durumuna ve şartlara göre yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi üzerine açılan menfi zararın tahsili davalarında, arsa sahipleri tarafından başka bir yüklenici ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmamışsa, fesih tarihinden itibaren makul süre eklenmek suretiyle bulunacak tarih itibariyle bilirkişilerin değerlendirme yapmaları, arsa sahiplerinin blok sayısı, kat sayısı ve bağımsız bölüm sayısı dikkate alınarak, yeni yapılacak sözleşmede daha az bağımsız bölüm almalarının sözkonusu olup olmadığının değerlendirilmesi, bunun sonucuna göre varsa arsa sahiplerinin zarar miktarının hesaplanması gerekir. Mahkemece bu şekilde bir değerlendirme ve zarar hesabı yapmayan bilirkişi raporuna dayanılarak arsa sahiplerinin menfi zarar nedeniyle tazminat istemlerinin kabul edilip karar altına alınması doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; konunun uzmanı iki inşaat mühendisi ile bir hukukçudan oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulu ile yerinde keşif yapılmak suretiyle, sözleşmenin fesih tarihine eklenecek makul süre ile ulaşılan 2003 yılı itibariyle yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda arsa sahiplerinin daha az bağımsız bölüm karşılığı arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi yapma ihtimalleri bulunup bulunmadığının, bu şekilde menfi zararlarının oluşup oluşmadığının, varsa miktarı konusunda Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmasından, sonucuna göre değerlendirme yapılıp karar oluşturulmasından ibarettir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle yüklenici kooperatifin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın yüklenici kooperatif yararına BOZULMASINA, 625,00 TL vekâlet ücretinin arsa sahiplerinden alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan kooperatife verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı …’ne geri verilmesine, 06.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…