YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9844
KARAR NO : 2007/11785
KARAR TARİHİ : 15.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.11.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda;davanın kabulüne dair verilen 12.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, şahsi hak iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı belediye kendilerine husumet düşmeyeceğini davanın reddini, diğer davalı … ise, taşınmazın yöntemince tapuda satın aldığını davanın bu nedenle reddi gerekeceğini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalılar temyiz etmiştir.
Dava konusu 15 parsel sayılı taşınmazın maliki davalılardan … …’dür. Kaydın beyanlar hanesinde « … ’ye aittir» şerhi bulunmaktadır. … olarak kaydın beyanlar hanesinde ismi geçen kişinin muhdesatı davacı …’ye bağışladığı tanık beyanlarıyla sabittir. Yine dosya kapsamından 21.06.1983 tarihinde muhdesat sahibinin hak kazanmak amacıyla Kağıthane Belediyesine başvurduğu yasal işlemlerin yapılmasını talep ettiği görülmektedir. Ne var ki; bu başvurunun belediyece nasıl sonuçlandırıldığı inceleme konusu yapılmamıştır.
Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarih ve 763/864 sayılı kararında vurgulandığı üzere davacının başvurusu olumlu sonuçlanarak davacıya tapu tahsis belgesi verilmiş olsa da bu belge bir mülkiyet belgesi değil, sadece fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapuda tahsis belgesinin varlığından sonra tahsis edilen yerin tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescil için diğer bazı koşulların varlığı da aranır. Gerçekten uygulamada kısaca imar affı kanunu olarak bilinen İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkındaki 2981 sayılı Kanununun 7. maddesi hükmüne göre yapılacak müracaatlardan sonra 8. maddeye uyarınca tespit ve değerlendirme işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve bu değerlendirme sonucu uygunluğu kabul edilirse ilgilisine 10. maddeye göre tapu tahsis belgesi verilmesi gerekir. Kısaca söylemek gerekirse, davacının veya ona bağışlayanın tapu tahsis belgesi verilmesi için yaptığı başvuru aşamalardan geçerek tapu tahsis belgesine dönüşmeden sırf başvuruda bulunulması ilgilisine tapu tahsis belgesi verileceği anlamına gelmez. Diğer taraftan, 15 parsel sayılı taşınmaz kaydında «… … …’ye aittir» şerhi bulunması da davacıya mülkiyet … sağlamaz. Zira bu şerhle hak sahibi kişinin durumunun üçüncü kişilere duyurulması veya bildirilmesi amaçlanır. Bütün bunlardan ayrı İdare Mahkemesince davalı …’a yapılan satış işleminin davacının taşınmaz için yapmış olduğu imar affı müracaatı değerlendirilmeksizin ve tapuda anılan taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanıcısı da dikkate alınmaksızın üçüncü bir şahsa satışına ilişkin işlemin iptal edilmiş olması da yalnız başına 15 parseldeki dava konusu bölüm mülkiyetinin davacıya ait olduğunu göstermez. Açıklanan tüm bu nedenlerle mahkemenin taşınmaz üzerinde davacının «tapu tahsis belgesi» varmış gibi sonuca ulaşarak taşınmazda davacıya mülkiyet … tanınması doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece davacının veya ona bağışlayanın imar affı başvurusu sonucunun ne olduğu araştırılmalı, davacıya tapu tahsis belgesi verilip verilmediği açıklığa kavuşturulmalı, davacının kendisine mülkiyet … olanağı sağlayacak tapu tahsis belgesinin varlığı saptanırsa dava şimdiki gibi kabul edilmeli, aksi halde sadece başvuruda bulunulmuş olması davacıya mülkiyet … sağlamayacağından, istem reddolunmalıdır.
Kabule göre de; davalı … taşınmazdaki bir kısım mülkiyeti belediyenin satışı sonucu edindiğinden satın alma bedeli …’a ödenmek üzere depo ettirilmeksizin istemin hüküm altına alınması, davacının isteminin 35 m2’ye hasrettiği 02.07.2001 tarihli dilekçesindeki beyanı gözetilmeksizin isteği aşılarak 46 m2’ye hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.