YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5459
KARAR NO : 2022/5630
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçilerinin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davaların işçiler lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçilere icra takipleri sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalının sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, işçilerin ücretlerinden davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasındaki sözleşmelerde açık hüküm bulunduğu hallerde istihdam dönemine denk gelen tutarın tamamının davalıya rücu edilebileceği, sözleşme bulunmadığı durumlarda ise istihdam dönemine denk gelen tutarın yarısının rücu edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen ilk karar davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesince; işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerektiği, davalı yüklenicinin işçiye ödenen kıdem tazminatından işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak sorumlu olduğu gözetilerek karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuştur.
Mahkemece bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda bozmaya aykırı olarak sözleşme sunulmayan döneme ilişkin yapılan hesapta davalı yüklenicinin istihdam süresine isabet eden tutarın yarısını davalıya rücu edebileceği esasından hareketle hesaplama yapılmış mahkemece hükme esas alınmıştır.
Bu halde mahkemenin kararı bozma ile benimsenen görüşe aykırı olarak davalı yüklenicinin kıdem tazminatı ödemesinin işçileri çalıştırdığı döneme isabet eden miktarın tamamından sorumlu tutulması gerekirken yarı oranında indirim yapılması doğru görülmemiş kararın yeniden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
kararın tebliğinden itibaren 15 … içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.