Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2006/664 E. 2006/3367 K. 06.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/664
KARAR NO : 2006/3367
KARAR TARİHİ : 06.06.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davalı ve dahili davalılar reddini savunmuş, mahkemenin davanın reddine dair kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-İcra İflas Yasası’nın 277 ve devamı maddelerinde yer alan tasarrufun iptali davaları, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı bazı tasarrufların geçersiz veya iyiniyet kuralına aykırılığı nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve o mal üzerinde cebri icraya devamla alacağın tahsilini temin amacıyla açılır. Anılan Yasanın 278.maddesinde mutlak batıl olan tasarruflar sayılmış, 280. maddede ise,ödeme gücünü yitiren borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edilebileceği kabul edilmiştir.

Somut olayda Müflis şirketin 08.01.2001 tarihinde …’a 46.800.000.000 TL bedelle satışını gerçekleştirdiği iş makinasının devrine ilişkin tasarrufun iptali istenilmektedir. Alınan bilirkişi raporuyla, satış tarihinde gerçek değeri 63.258.695.000 TL saptanmıştır. Bu durumda satışın pek aşağı fiyatla yapıldığının kabul edilemeyeceği ortadadır. Mahkemenin, tasarrufun İİK.nun 278/III-2.maddesince batıl sayılamayacağına dair kabulü yerindedir. Ne var ki, davalı … cevabında, Müflis şirkette 1998 yılından 2002 yılına kadar çalıştığını bildirmiştir. İdari görevde olmazsa da şirketin mali durumunu bilmesi gerektiği kabul edilmelidir. Zira müflisin 2000 yılından sonra mali krize girdiği ve ….Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/604 sayılı dosyasıyla 29.11.2001 tarihinde iflasına karar verildiği gözetildiğinde 2002 yılında şirketten ayrılan ….’ın iyiniyetle iş makinasını satın almadığı ve şirketin mal varlığını eksiltme kasdını bilen veya bilmesi gereken kişi durumunda olduğu açık seçik ortadadır. Hal böyle olunca …’a yapılan satış iptal edilmelidir. Ancak iş makinasının 1/3 hissesini 24.05.2002 tarihinde 2/3 hissesini de 20.03.2001 tarihinde … Vinç İşletmeciliği Ltd.Şti. ile …’ya satmıştır. Satın alanlar davaya dahil edilmiş ise de kötüniyetleri kanıtlanmadığından Turgay bedelle sorumlu tutulmalıdır (İİK.283/II.madde).
O halde yapılması gereken iş, makinanın 20.03.2001 ve 24.05.2002 tarihlerindeki satılan paylara isabet eden gerçek değerinin bilirkişi incelemesiyle saptanması, alacak ve fer’ileriyle sınırlı olmak üzere toplam bedelin …’dan tahsiline karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 06.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.