Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/8540 E. 2022/13465 K. 01.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8540
KARAR NO : 2022/13465
KARAR TARİHİ : 01.11.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
No :

Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacılar vekili ile davalılar … ve … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesince davalı gerçek kişilerin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı …. İşl. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
A.Maddi Tazminat İstemleri Hakkındaki Hükümler Yönünden;
Dosya kapsamından ilk derece mahkemesinin 23/11/2018 tarihli kararına karşı davanın taraflarınca istinaf yoluna başvurulduğu, ilk derece mahkemesinin 29/05/2019 tarihli ek kararı ile istinaf harç ve giderlerinin muhtıra tebliğine rağmen yatırılmadığından bahisle davalı …. İşl. Ltd. Şti.’nin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, ek kararın adı geçen davalıya tebliğ edilmesine karşın ek karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı, bu nedenle bölge adliye mahkemesince davacılar ile davalı gerçek kişilerin istinaf başvurularının değerlendirilmesi sonucunda davalı gerçek kişilerin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacıların istinaf başvurusunun manevi tazminatların azlığı noktasından kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, eş lehine 101.106,44 TL maddi, 45.000,00 TL manevi, çocuk Kübra lehine 5.386,49 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, çocuk Nursen lehine 12.477,53 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, çocuk Fulya lehine 40.111,34 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç olarak davalı …. İşl. Ltd. Şti. tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmadığı, bölge adliye mahkemesince davacıların maddi tazminat istemleri ile ilgili olarak ilk derece mahkemesinden farklı bir hüküm kurulmadığı hep birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin, davacıların maddi tazminat istemlerine ilişkin bölge adliye mahkemesince kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminde hukuki yararı bulunmadığından davalı şirketin anılan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmektedir.
B.Manevi Tazminat İstemleri Hakkındaki Hükümler Yönünden;
Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8. maddesinin 3. fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5. maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.
Mülga 5521 sayılı Kanunun, 6763 sayılı Kanun 5. maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.
25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3. maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362. maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
HMK 362/2. maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”
HMK 366. maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346. madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. – 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.
Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelemesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 – 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL; 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi arası için 72.07000 TL, 01.01.2021tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için 107.090,00 TL’dir.
Bu tür davalarda, 6100 sayılı HMK’nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
Somut olay incelendiğinde, davacıların manevi tazminat istemleri hakkındaki hükümlerin miktar yönünden yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, davalı …. İşl. Ltd. Şti.’nin anılan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının kesinlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı …. İşl. Ltd. Şti.’nin temyiz talebinin REDDİNE, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.