Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/7810 E. 2009/6730 K. 11.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7810
KARAR NO : 2009/6730
KARAR TARİHİ : 11.12.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ise de ise de davetiye masrafı bulunmadığından duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminatın kısmen kabulüyle 13.997,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin istem ile manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davada; davalı tarafından imâl edilen 40 m3, 50 m3 ve 20 m3 LNG Depolama Tankı’nın ayıplı olduğu ileri sürülerek; 19.000 USD ayıpların giderilmesi bedeli ile 1.000 USD manevi tazminatın tahsili istenmiş ve toplam 20.000 USD’nin karşılığı olarak 26.100,00 TL dava dilekçesinde gösterilmiştir. Mahkemece, 18.01.2007 günlü bilirkişi kurulu raporu hükme dayanak alınarak davacının LNG tanklarındaki ayıpların giderilmesi için 13.997,00 TL masraf yaptığı kabul edilmiş ve bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yanlar arasında kurulduğu inkâr edilmeyen akdî ilişki, hukuksal niteliğince Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımlandığı üzere bir eser sözleşmesidir. Davacı, iş sahibi; davalı ise yüklenicidir. Davada yazılı sözleşmeye dayanılmadığı gibi, davalı tarafından da yanlar arasında yazılı sözleşme yapıldığı bildirilmemiştir. Yüklenici yüklendiği edimini fen ve sanat kurallarına sözleşme ve yasa hükümlerine uygun olarak ifa etmek ve objektif ölçüler içinde eserin iş-eser sahibi tarafından amaca uygun şekilde yararlanmasını sağlamakla yükümlüdür. Yüklenicinin iş sahibine karşı bu yükümlülüğü, Borçlar Kanunu’nun 356. maddesi hükmünde düzenlenen “özen borcu” gereğidir. Eserin ayıplı yapılması durumunda ise, yüklenici ediminin noksan ifa edildiğinin kabulü gerekir. Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak imâlini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; açık ayıplarda Borçlar Kanunu’nun 359, gizli ayıplarda ise 362. maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde; iş sahibi, aynı kanunun 360. maddesinde tanınan haklarını kullanabilir. Borçlar Kanunu’nun 360. maddesi gereğince, yapılan şey iş-eser sahibinin kullanamayacağı ve nısfet kurallarına göre kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşmeye önemli ölçüde aykırılığı olursa, eser sahibi, o eseri kabulden kaçınabilir; eserdeki kusur veya sözleşmeye aykırılık az yukarıda belirtilen ölçüde önemli değilse, eser sahibi, eserin değerindeki eksiklik oranında bedelin indirilmesini, eğer kusurların giderilmesi büyük harcamaları gerektirmiyorsa, yükleniciyi onarıma zorlayabilir. Somut olayda ise, sözleşme konusu eserin reddinin gerekmediği ve bedelde de indirimin istenmediği kabul edilmiş olduğuna göre; süresinde gizli ayıp niteliğindeki ayıplara ilişkin davalıya bildirimde bulunan davacı, sadece ayıpların giderilmesi bedelini davalıdan isteyebilir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 275. maddesi uyarınca, mahkeme, çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. O halde, özel ve teknik bir bilgiyi gerektiren konularda uzman olan kişi ya da kişilerin bilirkişi olarak seçilmesi gerekmektedir ve bilirkişi seçiminde de özen gösterilmelidir. Somut olayda ise hükme dayanak alınan bilirkişi raporunu sunan bilirkişilerin, inceleme konusu işin uzmanı olmadıkları açıklıkla görülmektedir. O halde, delil tespiti raporları ve LNG tanklarının teknik özellikleri ve toplanan delillerin değerlendirilmesiyle makine mühendislerinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak; ayıpların giderilmesi için ayıpların ortaya çıktığı zamandaki rayiçlere göre giderilmesi bedellerinin tespit ettirilmesi ve varılacak sonuca göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekmektedir. İşin uzmanı olmayan bilirkişilerce, davacı tarafından sunulan faturalar esas alınarak ayıpların giderilmesi bedelinin saptanması ile sunulan raporun hükme dayanak alınması doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2.) bendde açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 11.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.