Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/7457 E. 2009/6736 K. 11.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7457
KARAR NO : 2009/6736
KARAR TARİHİ : 11.12.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine dayalı gecikme tazminatı ile eksik ve kusurlu işler bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle yanlar arasındaki sözleşmede, inşaatın anahtar teslimi olarak teslim edileceği öngörülmüş olup, bu koşul gerçekleşmediğinden, ıslah tarihi itibariyle zamanaşımının dolmamış olmasına ve davacı arsa sahiplerinin sözleşme hükümlerine dayanarak teslimde gecikme nedeniyle kira tazminatı talep edebileceklerine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davaya dayanak alınan sözleşme Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımlanan “eser” sözleşmesinin bir türü olan “arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi”dir. Davacılar arsa sahipleri, davalı yüklenicidir.
Eser sözleşmesinin tarafı olan yüklenici, edimini, yasa ve sözleşme hükümlerine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ifa ile yükümlüdür ve yüklenicinin bu sorumluluğu, eser sahibine karşı olan “özen borcu” gereğidir (BK.m.356/I). Öncelikle eser ve bu kapsamda yapımı yüklenilen inşaat, yasal olmalıdır. 3194 Sayılı İmar Kanunu uyarınca, her türlü inşaat yapımı, yerel idarelerden ruhsat alınmasına bağlıdır. Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina veya bağımsız bölümler anılan yasa uyarınca yıktırılır. Bu hal kamu düzeniyle ilgili olduğundan mahkemece re’sen gözönünde tutulur. Dairemiz ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik içtihat ve uygulamalarına göre, inşaatın, ruhsatsız, kaçak ve imara aykırı olup ruhsat alınması ve yasal hale getirilmesinin mümkün olmaması halinde ancak sözleşmenin feshi, yıkım ve yıkım bedeli istenebileceğinden eksik ve kusurlu iş bedeli talep edilemez. Eksik ve ayıpların giderilmesi ancak yasal ya da yasal hale getirilmiş yapılar için talep edilebilir.
Somut olayda, belediyeden celp edilen dava konusu taşınmazla ilgili işlem dosyası içeriğinden, Bakırköy Belediyesi İmar İşleri Şefliği tarafından düzenlenen 01.10.1996 tarih ve Y/44 sayılı yapı tatil tutanağı ile inşaatın “tasdikli projesi hilâfına büyük kurulduğu” tesbit edilerek, inşaatın mühürlendiği ve Bakırköy Belediye Encümeninin 08.11.1996 tarih ve 2081 ve 2082 nolu kararları ile de imara aykırılık nedeniyle para cezası uygulandığı ve yıkım kararı verildiği anlaşılmaktadır. Yine mahkemece alınan üç ayrı bilirkişi kurulu raporunda, inşaatın projesine göre 4337.00 m2 alanlı yapılması gerekirken “yatayda genişleme yapılarak” 5611.25 m2 olarak yapıldığı, binadaki büyüme miktarının 1274.25 m2 olduğu belirtilmiştir. Bu durumda binanın “yatayda genişleme yapılarak” imara aykırı ve kaçak olarak yapıldığı sabittir. Bu nitelikteki yapının ekonomik değeri olmadığından yıkımı gerekir. Böyle bir bina nedeniyle ayıplı ve eksik işlerin giderilme bedellerinin tahsiline karar verilemez. O halde buna ilişkin davacıların talebinin reddi yerine yazılı şekilde kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bendde açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 11.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.