Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/5732 E. 2009/5171 K. 08.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5732
KARAR NO : 2009/5171
KARAR TARİHİ : 08.10.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, … İli Merkez … Mahallesi 2 nolu parselde tapuda kayıtlı bulunan arsa üzerine inşaat yapımı konusunda imzalanan 10.03.2004, 09.03.2004, 04.03.2004, 05.12.2003 tarihli sözleşmelerden kaynaklanmıştır. Davacı yüklenici, davalılar ise bir kısım tapu paydaşlarıdır. Davada inşaat sözleşmelerinin haksız feshedildiğinden bahisle uğranılan kâr kaybı BK’nın 369. maddesine dayanılarak talep edilmiş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu edilen 2 nolu parselde, dosyada mevcut tapu kayıtlarına göre davalılar dışında … … ve … … isimli kişilerin de paydaş oldukları anlaşılmaktadır. Yani taşınmaz paylı mülkiyet hükümlerine tâbidir. Fesih istemi davada yer alan davalılarca gerçekleştirilmiş ve davacı da bu davalılara karşı feshe karşı çıkmayarak tazminat davası açmakla davanın tarafları arasında akdin feshinde iradeler birleşmiş ise de … ve … isimli paydaşlar davada yer almadıklarından bu kişiler tarafından da akdin feshedilip edilmediği belirlenememiştir. Bilindiği gibi TMK’nın 692. maddesi uyarınca paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi ya da paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemi yapılması, oybirliğiyle aksi kararlaştırılmadıkça bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Bu yasal hüküm uyarınca davada dayanılan akdin feshedilmiş sayılabilmesi için paydaş … ve … tarafından fesih bildiriminde bulunup bulunmadığının saptanması gerektiğinden mahkemece bu konuda taraflara mehil verilip varsa bu kişilere ait fesih bildirimlerinin celbedilmesi, muvafakat alınması veya bu kişiler hakkında ayrıca dava açılıp bu dava ile birleştirilip delillerin toplanıp akdin tüm paydaşlar bakımından feshedildiğinin anlaşılması halinde şimdiki gibi davanın esastan reddine, fesih bildirimi yapılmamış ise veya açılan davaya … ve … tarafından muvafakat edilmediği takdirde akit ayakta kalmış sayılacağından dava şartları oluşmadığından dolayı davanın reddine karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 08.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.