Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/2996 E. 2009/5360 K. 15.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2996
KARAR NO : 2009/5360
KARAR TARİHİ : 15.10.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, yap-işlet-devret sözleşmesi uyarınca yapılan imalât bedelinin davalının kira sözleşmesini feshi nedeniyle tahsili için yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı, sözleşme uyarınca bedelin istenemeyeceğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin kısmen kabule dair kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında imzalanan 09.11.1999 tarihli sözleşmeye göre, davacının kiraladığı spor kompleksinin ve kantinlerin imalât, inşaat ve demirbaşlarının 3 yıllık kira bitiminden sonra herhangi bir bedel ödenmeksizin işsahibi idareye verileceği kararlaştırılmıştır. Yine davacının 23.09.1999 tarihli taahhüdünde, sözleşme eki teknik şartname dışında kalan kompleks içindeki yüzme havuzunun … kontrüksiyonunun tamamını yapmayı kabul ettiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle gerek sözleşme gerek taahhütname uyarınca kompleksin kira süresince kullanma ve kira bedeli karşılığı olmak üzere yaptığı imalâtları bedelsiz davalıya devredeceği açıktır. Nevar ki dereceattan geçmek suretiyle kesinleşen ilâm uyarınca 02.07.2001 tarihinde kompleksi tahliye etmiştir. Kira sözleşmesi uyarınca kira süresi 31.08.2002 tarihinde sona erecektir. Başka deyişle bu sürede davacı, gerçekleştirdiği eseri kullanma hakkına sahiptir. Taahhütname de sözleşmenin bu hükmünü tamamlamak amacıyla verilmiştir. Sözleşme süresi dolmadan sona erdiğine göre davacının kalan süreye orantılı olarak, sözleşme ve taahhütname uyarınca yaptığı yatırımların bedelini isteme hakkının varlığı kabul edilmeli, fesih tarihindeki rayiçlerle tutarı hesaplatılarak hüküm altına alınmalıdır. Mahkemenin aksine düşünceyle kısmen kabulü isabetli değildir. O halde yapılması gereken iş, davacının yaptığı bütün yatırımın kira süresince kullanılacağı gözetilerek gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle kalan süreye isabet eden yatırım tutarının tüm kira süresine oranlanmasıyla bulunacak miktar kadar bedelin davalıdan tahsili için takibin devamına karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bendde açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 2547 Sayılı Yasanın 56/b maddesi gereğince davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 15.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.