Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9385 E. 2022/11873 K. 05.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9385
KARAR NO : 2022/11873
KARAR TARİHİ : 05.10.2022

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : …. …

Dava, tarım hizmetlerinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma üzerine ilamında belirttiği gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekilinin temyizi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararına uyulmuş ise de, bozma gereğinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Bozma sonrası yapılan araştırmanın eksik olduğu, bozma gereklerinin yerine getirilmediği, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı görülmektedir.
Dairemizin, 27.10.2021 tarih ve 22021/2722E-2021/13048K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere;
“Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 27.05.2002 tarihinde kurum … İl Müdürlüğüne sunduğu istek ve tescil belgesinin muhtarlıkça tasdik edildiği ve bu talep üzerine 01.06.2002 itibari ile 2925 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının başlatıldığı, iptal öncesi davacının 01.06.2002-28.07.2004, 01.04.2005- 30.11.2012 arası ayda 15 gün üzerinden olmak üzere toplam 1770 gün için prim ödendiği, 506 sayılı Yasa kapsamında 01.02.1987-31.03.2005 arasında 2445 gün sigorta hizmetinin bulunduğu, 22.08.2012 tarihli dilekçesinde 31.12.2012 itibari ile tarım sigortalığının sonlandırılarak emeklilik tarihinin ve gün sayısının bildirilmesini istediği, bu belgede adresinin … olarak yer aldığı, bunun üzerine Sosyal Güvenlik Denetmeninden inceleme istendiği, kurum denetmeninin hazırladığı 20.02.2013 günlü raporun muhtar İbrahim Yabancının alınan ifadesinde, davacının 1990 dan bu yana … da ikamet edip en son 5 sene önce köye gelip gittiğini gördüğünü, köyde herhangi bir iş yapmadığını beyanı üzerine tanm sigortalılığının başlangıç itibari ile iptal edildiği, işbu davanın kurum işleminin iptali istemi ile açıldığı anlaşılmakla, dosya kapsamından davacının 2925 sayılı Yasa kapsamında fiili çalışmasının olmadığına yönelik mahkemece yapılan değerlendirme yerinde bulunmuş ise de; davacının pirimleri ödemesi karşısında mahkemece 506 sayılı Yasa’nın isteğe bağlı sigorta şartlarını düzenleyen 85. maddesinin somut olay bakımından tartışılıp değerlendirilmemesi isabetli bulunmamıştır.
Zira somut olayda davacının 01.06.2002-28.07.2004, 01.04.2005- 30.11.2012 dönemlerinde düzenli olarak prim ödediği, isteğe bağlı sigortalı olmak konusunda iradesini ortaya koyup koymadığı değerlendirilmelidir. Davalı Kurumca da primler itirazsız tahsil edildiğine göre; davacının işbu talebinin isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilmesi gerektiği kabul edilerek, 2002-2012 tarihleri arasındaki ve primleri ödenen dönem yönünden, 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğu dönemler dışında, davacının prim ödemelerine karşılık gelen 506 sayılı Kanunun 85.maddesi kapsamında isteğe bağlı SSK sigortalılık süresi hesaplanarak prim ödemelerinden itibaren 4-a isteğe bağlı sigortalılığı belirlenmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.”
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında, davacının 2925 sayılı Yasa kapsamındaki prim ödemleri döneminde, ne kadar süre ile 506 sayılı Yasa’nın 85. Maddesi kapsamında isteğe bağlı sigortalılığa karşılık geldiğinin belirlenmesi gerektiği gözetilmeli, davacının 01.06.2002-28.07.2004, 01.04.2005- 30.11.2012 dönemlerinde düzenli olarak prim ödemesi karşısında, ilk ödeme tarihinden ara verdiği dönem ve sonraki dönemler tespit edilip isteğe bağlı sigortalılık süreleri ortaya konulmalı, elde edilecek sonuca göre aylık bağlanması talebi değerlendirilip karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 05.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.