YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7628
KARAR NO : 2022/11871
KARAR TARİHİ : 05.10.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılar … ve … San. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davacı Kurum, 21.09.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden kazalının hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerli gelirden oluşan kurum zararının davalılardan rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece esas alınan kusur raporu doğrultusunda Davalı İşveren … % 90 (yüzde doksan); Kazalı …’in % 10 (yüzde On); Davalı şirket ortağı/yetkilisi …’ine (işverenin kusuru içinde kalmak üzere) % 15 (yüzde onbeş); Davalı şantiye sorumlusu …’un (işverenin kusuru içinde kalmak üzere) % 10 (yüzde on) kusurlu bulunarak yazılı şekilde karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı, olay tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun olup kusurun belirlenmesinde, mahkemece, öncelikle iş kazasının ne şekilde olduğu, cezadaki maddi olgu ve dosya içeriğindeki tüm deliller gözetilip, mevcut çelişki giderilerek belirlenmeli ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, kusur oran ve aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesine gidilmelidir.
Bu tür iş kazalarında kusurun belirlenmesinde, kabul edilen maddi olgular doğrultusunda; tarafların kusur oran ve aidiyetleri işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden alınacak bilirkişi raporu uyarınca saptanmalıdır. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, 506 sayılı Kanun’un 26., 4857 sayılı Kanun’un 77., İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi ile oluşa uygun kusur raporu alınması gerekir.
Sigortalının göl içerisine düşmek suretiyle vefat etmesi olayında, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigortalının ne şekilde vefat ettiği, maddi olgu somut olarak ortaya konulmaksızın, sigortalının iş yerinde çalışırken kaza geçirmiş gibi değerlendirilmek suretiyle, taraflara kusur atfedilmesi hatalı bulunmuştur. Müteveffa sigortalının en son görüldüğünde herhangi bir iş yapmaksızın oturduğu, gölge bir yere oturması hususunda uyarılması sonrasında herhangi biri tarafından görülmediği, makine yağcısı olarak görevli olan sigortalının o gün çalıştığına dair bulgunun bulunmadığı, şantiye yanındaki gölette elbisesi ile birlikte boğulmuş olarak bulunması karşısında, sigortalının gölete düşmüş olup olmayacağı hususu değerlendirilmek ve buna göre işverenin ve işyerinde bulunan şantiye şefi gibi sorumluların kusur durumlarının ceza davasında müteveffa sigortalıya da 2/8 oranında kusur verildiği de göz önüne alınarak tarafların kusur durum ve oranlarının belirlenmesi ve mevcut çelişkilerin giderilmesi için yeniden alanında uzman bilirkişilerden oluşan heyet raporu alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum ve davalılar … ve …. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 05.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.