Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/12391 E. 2006/12115 K. 31.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12391
KARAR NO : 2006/12115
KARAR TARİHİ : 31.10.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 28.09.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal, karşı davada ise mecra hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 13.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, elatmanın önlenmesi ve kal, karşı dava ise mecra irtifakı kurulması istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı-karşı davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mecra irtifakı kurulması Türk Medeni Kanununun 744. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen madde uyarınca “ her taşınmaz maliki zararının tamamının önceden ödenmesi koşuluyla su yolu, kurutma kanalı, gaz veya benzerlerine ait boruların, elektrik hattı kablolarının başka yerden geçirilmeleri olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu taktirde kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmak zorundadır.” Mecra irtifakı kurulması istemine ilişkin davalarda bu istemin kabulü için öncelikle mecra irtifakı kurulması isteminde bulunan ihtiyaç içinde olup olmadığına bakmak gerekir. Bundan sonra da fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi uyarınca irtifak hakkı ile yükümlü kılınacak taşınmaz malikinin en az zarar göreceği şekilde kurulmalı ve fakat her halde irtifak hakkının bedeli talepte bulunandan alınarak yükümlü taşınmaz malikine ödenmek üzere depo ettirilmelidir.
Somut olayda; bir petrol şirketi olan karşı davacının yeraltından geçirilecek borularla gerek yangın söndürmek amacıyla denizden su almak ve gerekse denizden karaya ham petrol akışını sağlamak üzere mecra ihtiyacında olduğu sabittir. 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 11. maddesi uyarınca; bu kanun kapsamındaki tesisler için gerekli arazi , arsa ve binalara ilişkin hak veya mülkiyet edinimlerinin öncelikle anlaşma yoluyla yapılması esastır. Kanunda öngörülen faaliyetlerin gerektirmesi halinde, iletim haklarının mecralarına isabet eden arazi ve arsalarda irtifak hakkı tesisine ilişkin edinimler 2942 sayılı Kanunda belirtilen esaslar dahilinde kamulaştırma yoluyla da yapılabilir.
Kamulaştırma ile kamulaştırılan kısmın tam bedeline hükmedileceğinden fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi uyarınca kamulaştırma yolu ile irtifak hakkı tesis edilmesi davacıların daha yararınadır. Bu nedenle yukarıda açıklanan yasal düzenleme uyarınca kamulaştırma yapılmak suretiyle boru döşeme işlemi yapılması gerekirken, davacıların zararına yol açacak şekilde mecra irtifakı kurulmasına karar verilmesi yanlış olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı – karşı davalıların temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 31.10.2006 tarihinde oy birliği ile karar verildi