YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4058
KARAR NO : 2022/10406
KARAR TARİHİ : 13.09.2022
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. (5510 sayılı Kanunun m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Hizmet tespiti davalarının amacı, hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Öte yandan 506 sayılı Kanunun 4. maddesinde “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. “Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmada, kısacası, davanın sübutu ve verilen kararın infazı açısından, işverenin kim olduğunun bilinmesinde yasal zorunluluk vardır. Bu nedenle, sigortalının taraf olduğu hizmet akdinin hangi işverenler tarafından düzenlenmiş olduğu tespit edilip, hizmet tespitine yönelik davanın, anılan Yasa’nın 79/10. maddesine göre, sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltilmesi gerekir.
Davacı taraf, 01.09.2000-27.05.2002, 01.08.2003-20.04.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak davacının, 22/06/2008 – 01/08/2010 tarihleri arasında 611 gün, 01/10/2010 – 22/04/2011 tarihleri arasında 202 gün, 01/01/2012- 15/08/2012 tarihleri arasında 225 gün, 15/08/2012 – 20/04/2013 tarihleri arasında 55 gün olmak üzere toplam 1093 gün asgari ücret ile davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, verilen hüküm eksik incelemeye dayalıdır.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davacının 23.05.2002-24.08.2003 tarihleri arasında askerlik hizmetini yaptığı, davacının davalı işyerinden; 22.06.2008 – 01.08.2010 tarihleri arasında ayda 10 gün kısmi süreli bildiriminin yapıldığı, davalı işyeri dışından başka işveren işyerlerinden; 01.05.2005 -29.02.2008 tarihleri arasında … sicil sayılı Hayriye Kadriye Tekdurmaz, 02.08.2010-04.09.2010 ve 21.09.2010-30.09.2010 tarihleri arasında … sicil sayılı …, 22.04.2011-31.12.2011 tarihleri arasında … sicil sayılı Hüseyin Sancak, 15.08.2012-25.09.2012 tarihleri arasında 1092053.41 sicil sayılı … Gayrimenkul Yatırım İnş. San. Tic. A.Ş., 26.09.2012 – 08.11.2012 tarihleri arasında … sicil sayılı … Gayrimenkul Yatırım İnş. San. Tic. A.Ş., 09.11.2012-20.05.2013 tarihleri arasında l096648.41 sicil sayılı … Gayrimenkul Yatırım İnş. San. Tic. A.Ş. işyerinden bildirimlerinin yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, öncelikle davacıya talebi açıklattırılarak, dava dışı işyerlerinde geçen hizmetlerin aslında davalı işyerinde geçtiğinin iddia edilip edilmediği ve bu hizmetlerin iptalinin talep edilip edilmediği açıklığa kavuşturularak, hizmetlerin iptalinin talep edilmesi halinde dava dışı işverenlerin de hak alanını ilgilendirdiğinden ve davanın kamu düzenine ilişkin niteliği gereği HMK.124. maddesi dikkate alınmak suretiyle, anılan dava dışı işverenlere karşı husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilmeli, davaya katılımı sağlanan işverenlerin göstereceği bütün delilleri toplanmalı, ayrıca hizmetlerin geçtiği iddia edilen halı saha tesisinin emniyet veya ilgili spor il müdürlüğünden izin alıp almadığı sorularak, yılın tüm dönemi açık olup olmadığı araştırılıp, halı saha tesisinin açık olduğu dönemler belirlenmeli dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonucuna göre infaza elverişli bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 13.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.