Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/9036 E. 2022/12766 K. 19.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9036
KARAR NO : 2022/12766
KARAR TARİHİ : 19.10.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :

Dava, Kurum kayıtlarında15.07.1994 -14.08.1994 tarihleri arasında gösterilen çalışmaların 15.07.1992 – 14.08.1992 olarak düzeltilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair verilen karara karşı davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … … Müdürlüğü’ne bağlı olarak … Maviköşe’de yapılan kazı çalışmalarında 15.07.1992 – 14.08.1992 tarihleri arasında çalışmasına rağmen söz konusu çalışmasının davalı Kurum kayıtlarında 15.07.1994 -14.08.1994 tarihleri arasında gösterildiğini, bu tarihlerin 15.07.1992 – 14.08.1992 olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Fer’i müdahil … Başkanlığı vekili, dava konusu edilen çalışma dönemi bakımından hak düşürücü sürenin mevcut olduğunu, Kurum kayıtlarında yapılan incelemelerde davacının çalıştığını iddia ettiği döneme ilişkin Kurum kayıtlarında herhangi bir bildirim bulunmadığını, başka çalışmasına rastlanmadığını, davacının yanında çalıştığını iddia ettiği işvereni arasında hizmet akdi bulunması gerektiğini ve ücret alma iddiasının ispatlanması gerektiğini, bu hususları doğrulayan yazılı ve geçerli belgelerin araştırılması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili tarafından verilen beyan dilekçesi ile, dilekçeleri ekinde sundukları sigortalı işe giriş bildirgesi, işe giriş dizi pusulası ve puantaj kayıtları incelendiğinde davacının 15.07.1994 – 28.07.1994 arasında 14 gün, 30.07.1994 – 13.08.1994 arasında 15 gün ve 15.08.1994 – 29.08.1994 arasında 15 gün olmak üzere toplam 44 gün çalıştığının tespit edildiğini, … Müze kayıtlarında davacının iddia ettiği gibi 1992 yılına ait çalışması bulunmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince; “Davanın kısmen kabulü ile; ……….T.C. Kimlik Numaralı davacı …’ın ……….Müdürlüğü iş yerinde 20/07/1992-03/08/1992 tarihleri arasında asgari ücretle ve hizmet akdine dayalı olarak toplam 15 gün çalıştığının ve bu çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespitine, fazla talebin reddine” karar verilmiştir.
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; yargılama sırasında …’ya yazılan müzekkere sonucunda müvekkilinin işe girişinin 20.07.1992 olarak bildirildiği, işe giriş bildirgesinin altında Gryneion Kenti Kazı Başkanı Turhan Özkan’ın imzasının bulunduğunun görüldüğünü, yine …’ya yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıdan 1992 yılına ait serilerden olduğunun anlaşıldığını, her ne kadar davalı tarafça müvekkilinin işe giriş tarihi 20.07.1992 olarak geç bildirilmiş olsa da davacı tanıkların beyanlarıyla 1 ay kadar süreyle 15.07.1992 – 14.08.1992 arasında çalıştığı ve sonrasında askere gittiği dosyada yer alan diğer delillerle sübuta erdiğini, davalı işyerinin hizmet tespiti istenen zaman aralığında faal durumda olduğunun dosyaya sunulu belgelerden anlaşıldığını ve iddialarının ispatlandığını beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İstinaf kanun yoluna başvuran fer’i müdahil … Başkanlığı vekili, ilk derece mahkemesi kararında sadece davacı tanık beyanları ile yetinildiğini, keşif yapılmadan eksik inceleme ile mevcut deliller yönünden doğru analiz yapılmadan karar verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu edilen çalışma dönemi bakımından davanın hak düşürücü süreye uğradığını beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
… Bölge Adliye Mahkemesi,
Aliağa 1. İş Mahkemesi’nin 10.01.2022 tarih, 2017/187 Esas ve 2022/4 Karar sayılı kararına yönelik kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum vekili,kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu dosyada; davalı Kültür Bakanlığına bağlı … … Müdürlüğü adına tescil edilmiş olan … sicil no.lu iş yerinden davacı adına verilen 15.07.1994 tarihli işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına 12.08.1994 tarihinde intikal ettiği,davalı işyerinden gelen puantaj kayıtlarında, davacının 29.07-30.07.1994 tarihleri arasında 2 gün, 01.08.1994-13.08.1994 tarihleri arasında 13 gün,15.08-19.08.1994 arasında 5 gün,20.08-29.08.1994 arasında 10 gün olmak üzere 30 gün olarak kaydının bulunduğu,öte yandan davalı iş yerinin Kuruma bildirilen 1994/2. dönem bordrosunda davacının 15.07.1994-14.08.1994 tarihleri arasında sigorta bildiriminin yapıldığı,davacının 26.08.1994-26.02.1996 tarihleri arasında askerlik vazifesini yerine getirdiği,öte yandan davalı … sicil no.lu işyerinden davacı adına düzenlenmiş ve 28.07.1992 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden,20.07.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin olduğu ve bu bildirgenin üzerinde “iptal-ipka tescil güncellemesi yapılmıştır.” kaşesinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26’ncı maddesinde hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasına “istemle bağlılık” ilkesi egemen kılınmıştır.
Buna göre, davacının dava ile davalı … sicil no.lu işyerinden 15.07.1994-14.08.1994 tarihleri arasında yapılan sigorta bildirimlerinin 15.07.1992-14.08.1992 olarak düzeltilmesi talebinde bulunduğu, buna karşın Mahkemece,davanın kısmen kabulü ile 20.07.1992-03.08.1992 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak 15 gün çalıştığının tespitine karar verildiği,davacının 1994 yılındaki çalışmalarının 1992 yılında geçtiği, bu nedenle anılan çalışmalarına ilişkin Kurum kayıtlarının düzeltilmesi talebine rağmen 1994 yılındaki çalışmalarına ilişkin Mahkemece herhangi bir hüküm kurulmadığı, bu nedenle taleple bağlılık ilkesi göz ardı edilerek karar verildiği anlaşılmıştır.
Öte yandan davacı adına 15.07.1994 tarihli işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına intikal ettiği, yine davacı adına düzenlenen 20.07.1992 tarihli işe giriş bildirgesinde ise “iptal-ipka tescil güncellemesi yapılmıştır.” kaşesinin mevcut olduğu anlaşılmakla,söz konusu işe giriş bildirgesinin Kurum tarafından kabul edilip edilmediği de araştırılmak ve bu kapsamda kabule konu dönem yönünden hak düşürücü süre de değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.