Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2007/426 E. 2008/2300 K. 08.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/426
KARAR NO : 2008/2300
KARAR TARİHİ : 08.04.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat … ile davalı … …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı ile davalı asil dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı iş sahibinin yüklenici tarafından yapımı üstlenilen binanın yanlış yere aplike edilmesi nedeniyle yıkılıp yeniden yapılması bedeli olarak şimdilik 10 milyar TL.nin, mümkün görülmediği takdirde nefaset farkı olarak yine şimdilik 10 milyar TL.nin tahsili talebi ile açmış olduğu davanın reddine dair verilen karar, davacı iş sahibi tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı yüklenici 20.02.2001 tarihli sözleşmeyle davacıya ait 7 parsel nolu taşınmaz üzerine vaziyet plânında belirtilen 1 adet dublex binanın yapımını üstlenmiştir. Sözleşmeye göre projeler, belediye ruhsat ve harçları ile inşaatın anahtar teslimi bedeli 19 milyar TL. olup, işin süresi sözleşmenin imza tarihinden itibaren 4 aydır ve süre 30.06.2001 tarihinde sona ermektedir. Davalı inşaatı süresinde ikmâl edememiş, davacı talebi ile 04.10.2001 tarihinde yaptırılan tespitte, inşaatın %46,40 seviyesinde ikmâl edildiğinin belirlenmesi ile birlikte natamam vaziyetteki yapının dosyada mevcut mimari projedeki vaziyet planına göre parsel üzerine yanlış aplike edildiği, yapının parsel sınırlarından taşmamakla birlikte vaziyet plânında ön bahçe mesafesi 5.00 m bırakılması gerekirken, mevcut durumda 13.60 m bırakılarak ön bahçe mesafesinin artırıldığı, arka bahçe mesafesi daraltılarak şehir imar plânı gereği bahçe mesafelerine uyulmadığı tespit edilmiştir. İşin ifa süresi 30.06.2001 tarihinde dolduktan sonra davacı iş sahibi 27.07.2001 tarihli ihtarı keşide ederek inşaatın sözleşme şartları dahilinde 30 gün içinde anahtar teslimi teslim edilmesini istemiş, ihtar davalıya 22.08.2001 tarihinde tebliğ edildiğinden 30 günlük süre 22.09.2001 tarihinde sona ermiştir. Davacı iş sahibinin bu süreden itibaren makul süre içinde nama ifa yoluna gitmeyerek 2004 yılının 12. ayına kadar beklemek suretiyle zararın artmasına neden olması kabul edilemez. Ortaya çıkan zararın 2002 yılı fiyatlarıyla talep edilebileceğinin kabulü zorunludur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da inşa edilen binanın çekme mesafeleri yönünden projesine aykırı olduğu ve bununla ilgili olarak tâdilat projesi düzenlenmesi gerektiği belirtilmiş ise de, mahkemece çekme mesafelerine uygun olarak inşa edilmeyen bina nedeniyle iskân ruhsatı alınıp alınamayacağı, şehir imar plânına aykırı olan yapının tadilât projesi ile yasal hale getirilip getirilemeyeceği hususu ilgili belediyeden sorulup tespit edilmemiştir.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; mevcut binaya yasal hale getirilerek iskân alınıp alınmayacağının ilgili belediyeden sorulup tespit edilmesi suretiyle imara ve iskân alımına uygun hale getirilmesi mümkün olmadığı takdirde yıkılıp yeniden yapılması için gerekli masrafların 2002 yılı serbest piyasa rayiçlerine göre hüküm altına alınması, imara uygun hale getirilmesi mümkün olduğu takdirde ise, bunun için gerekli masraflar ile eksik bırakılan işlerin ikmâli için gerekli bedelin yine 2002 yılı mahalli rayiçleri ile belirlenmesi ve bu bedellerden sözleşme gereği proje tanzimi yükleniciye ait olduğundan davacı tarafından yapılan ödemelerin 14 milyar TL. olduğu kabul edilmek suretiyle, sözleşmede kararlaştırılan götürü bedelden mahsup edilerek ödenmeyen miktarın düşülmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece tüm bu yönler gözetilmeyerek yükleniciye ödenen miktarın 12 milyar TL. olduğunun kabulü ve götürü bedele oranlama suretiyle yapılan hesap sonucu davalı yüklenicinin alacaklı olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 08.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.