YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10066
KARAR NO : 2009/1956
KARAR TARİHİ : 12.02.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma gelmesi nedeniyle uğradığı manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı davalı işverene ait işyerinde boya işçisi olarak çalışırken 15.6.1999 tarihinde davalının kusurlu davranışı ile meydana gelen iş kazası nedeniyle sol ayağından yaralandığını ileri sürerek 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, davalı kusurunun bulunmadığını ileri sürülerek davanın reddi savunmuştur.
Mahkemece 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının meydana gelen iş kazası sonucu İstanbul 4. İş Mahkemesinde 2003/650 Esas sayılı dosyasında davalıya karşı açtığı maddi tazminat davasında, maddi zarar SGK tarafından bağlanan gelirlerin tüm peşin sermaye değeri ile karşılandığından istemin reddine dair verilen 31.5.2007 tarihli kararın taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiği, bu davada; davacının %52 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı ve alınan kusur raporuna göre dava dışı forklift sürücüsü işçinin % 40, davalı işverenin % 60 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 26.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiğide söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı için 30.000,00 TL yerine, 40.000,00 TL manevi tazminatın takdir olunması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek, yerine,
“1-Davanın kısmen kabulü ile 30.000,00TL manevi tazminatın 15.6.1999 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 3.330,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 3.330,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan toplam 18,70 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 10.00 TL’sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 1.620,00 TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 13.30 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine 12.2.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.