YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5910
KARAR NO : 2008/5416
KARAR TARİHİ : 18.09.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat …. Davalılar vekilleri gelmediler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Keşidecisi dava dışı…, cirantası davacı olan ve davalı tarafından kendisine ciro edilen 30.09.2001 ve 30.10.2001 tarihli iki adet çek nedeniyle İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2001/24319 ve 2001/24536 sayılı dosyalarında davacı hakkında icra takipleri yapılmıştır. Davacı bu dosyalardaki alacaklar için ödeme yaptığını ileri sürerek davalıdan tahsili için davalı hakkında icra takibi yapmış, takibine itiraz edilmesi üzerine itirazın iptâli, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yukarıda tarihleri yazılı bulunan çeklerin davacıya davalının cirosuyla geçtiği ve ödenmemesi üzerine çek bedellerinin bir kısmının davalı dışındaki diğer çek borçlularınca ödendiği 17 milyar TL.lık bölümün ise davacı tarafından takip alacaklısına haricen tediye olunduğu takip alacaklısı vekilince imzalanan 14.11.2002 tarihli belgeden anlaşılmaktadır. Belgenin doğruluğu belgeyi imzalayan kişinin ifadesiyle kesinleşmiş olup, her ne kadar çekler dışında cari hesap ilişkisi nedeniyle de ödeme yapıldığı ileri sürülmüş ise de icra takiplerinin sadece çeklere dayalı olması karşısında cari hesaba ilişkin ödeme düşüncesine itibar edilmemiştir. Takip dolayısıyla davalı yanca tüm borcun alacaklıya ödendiği de iddia ve ispat olunmamıştır. Bu durumda 14.11.2002 tarihli belge esas alınarak davanın sonuçlandırılması gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın reddedilmesi doğru olmadığından kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 18.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.