YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5828
KARAR NO : 2022/7525
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.10.2019 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde bedelin tazmini talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı … yönünden açılan davanın reddine, davalı … yönünden tapu iptali ve tescil talebinin reddine alacağın tazminine dair verilen 03.03.2022 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından talep edilmiştir. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair kesin olarak karar verilmiştir. Davacı vekili tavzih talebinde bulunmuştur. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince 29.06.2022 tarihli ek kararı ile tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. Temyiz talebinin reddine dair ek kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya ve içeriği incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR
Dava, tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde bedel tahsili istemlerine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı …’in …’e ait 4521 ada 1 parsel sayılı taşınmazı üzerine 3 katlı bina inşa ettiklerini, müvekkillerinden …’ın bu yapının bodrum katını, diğeri müvekkili …’ün de zemin katın bütün maliyetlerini karşıladığını, bu hususa ilişkin taraflar arasında “ortaklık sözleşmesi” başlıklı 22.10.2012 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davalı …’in dava konusu parseli muvazaalı bir şekilde 2016 yılında oğlu …’ya sattığını, taşınmazda müvekkillerinin oturduğunu belirterek, 4521 ada 1 parselde davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile bodrum katın davacı …, zemin katın davacı … adına tesciline, olmadığı takdirde söz konusu taşınmazların hisse bedeline denk gelen tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 15.11.2019 tarihli dilekçesiyle, dava konusu taşınmazı 4251 ada 1 parsel olarak düzeltmiştir. Davacı vekili harcını yatırdığı ıslah dilekçesiyle, dava konusu taşınmazın tapu iptali ile davacılar adına tescilini, olmadığı takdirde taşınmazların hisse bedeline denk gelen 192.488,10 TL’nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, taşınmazların harici satışının geçerli olabilmesi için resmi sözleşmenin bulunması gerektiğini, davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece davalı … hakkında açılan davanın reddine, diğer davalı … hakkında açılan tapu iptal ve tescile ilişkin davanın reddine, terdiden açılan bedele ilişkin davanın kısmen kabulü ile 123.480,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’den tahsili ile 1/2’sinin (61.740,00 TL) davacı …’a, geri kalan 1/2’si olan 61.740,00 TL’sinin ise davacı …’e verilmesine karar verilmiştir.
Yerel mahkeme kararı üzerine davacılar vekili ve davalılar vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 2022/709 Esas, 2022/917 Karar sayılı ve 14.06.2022 tarihli ilamı ile her iki başvurunun da esastan reddine dair kesin olmak üzere karar vermiştir.
Davacı vekili tavzih dilekçesiyle, davacılar lehine 123.480,00 TL alacağa hükmedildiğini kararın kesin olmadığını, temyiz yolu açık olmak üzere hükmün tavzihini istemiş, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 29.06.2022 tarihli ek kararı ile ilk derece mahkemesince 123.480,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiği ancak 123.480,00 TL’nin davacıların hissesi oranında 1/2’si olan 61.740,00 TL’nin davacılara ayrı ayrı verilmesine karar verildiği, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, bu nedenle her bir davacının hissesine düşen miktarın temyiz kanun yolu parasal sınırında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin kararın temyiz yolu açık olarak düzeltilmesine ilişkin tavzih talebinin reddine karar vermiştir.
29.06.2022 tarihli ek kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar, 361 ve 362. maddelerinde de temyiz edilebilen ve temyiz edilmeyen kararlar belirlenmiştir.
Somut olayda; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 14.06.2022 tarihli kararıyla, istinaf başvurularının esastan reddine dair HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacılar arasında, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan her ne kadar toplamda 123.480,00 TL üzerinden karar verilmiş ise de davacıların ayrı ayrı payına düşen 61.700,00 TL üzerinden incelendiğinde istinaf kararının kesin nitelikte olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. HMK 362/1-a maddesinde de açıkça belirtildiği üzere verilen karar kesin nitelikte olduğundan davacı vekilinin temyiz yasa yolu açık olmak üzere kararın düzeltilmesine dair tavzih talebinin ilgili bölge adliye mahkemesince reddedilmesine dair verilen ek kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, 29.06.2022 tarihli ek kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine ve temyiz olunan ek kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının ONANMASINA, onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 07.12.2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.