Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/4639 E. 2022/7591 K. 08.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4639
KARAR NO : 2022/7591
KARAR TARİHİ : 08.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 19/08/2010 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30/03/2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak istenilmekle duruşma isteminin davanın niteliği gereği reddi ile süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava mirasın hükmen reddine ilişkindir.
Davacılar vekili, 08.07.2005 tarihinde vefat eden müvekkillerinin murisi …’ın terekesinin borca batık olduğunu belirterek mirasın hükmen reddini talep etmiştir.
Davalılardan … … Enerji Endüstrisi A.Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalılardan T.C. Ziraat Bankası vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi’nin 05.11.2018 tarihli ilamıyla bozulmuştur.
Yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin açıkça borca batık olup olmadığının ve mirasçıların terekeyi kabul anlamına gelen işlemler yapıp yapmadıklarının araştırılması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 605/2. maddesi hükmü gereğince mirasın hükmen reddine (terekenin borca batık olduğunun tespitine) ilişkin talepler, süreye tabi olmayıp mirasçıların iyi niyetli ya da kötü niyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2). Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı göz önünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca TMK’nın Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına ilişkin Tüzüğün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması zorunludur.
Somut olaya gelindiğinde; her ne kadar mahkemece, “… davacı mirasçıların Rıhtım Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi’ne murislerinin ölümü sebebiyle veraset ve intikal vergi beyannamesi vermiş olduğu, bu beyannamede de belirtilen muris …’ın Ziraat Bankası hesabında bulunan 1.605,90 TL’yi davacıların aldıkları, davacıların bankadan murisin parasını almalarıyla murisin terekesini sahiplenmiş oldukları, bu halde davacıların murislerinin terekesinin borca batık olduğundan dolayı mirasın hükmen reddini talep etmelerinin dürüstlük kuralına aykırı olacağı…” gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmişse de davacıların, murislerinin ölümünden sonra yasal yükümlülüklerini yerine getirerek veraset ve intikal vergisi beyannamesi vermiş olmaları, bunun yasal süre içinde verilmemesinin sorumluluk yaratacağı gözetildiğinde mirası kabul anlamında bir davranış olarak yorumlanamaz.
Kaldı ki, davacı mirasçılar tarafından ilgili bankadan alınan 1.605,90 TL tereke pasifine göre cüzî bir miktar olup, bu davranışın kabullenme olarak değerlendirilemeyeceği gözetilmeden davanın reddi gerekçesi olarak belirtilmesi doğru görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle; mahkemece, murisin vefat tarihi itibariyle taşınmaz, araç, banka kaydı gibi terekenin aktifini etkileyecek unsur ya da unsurlarının bulunup bulunmadığının araştırılması için ilgili tapu, emniyet ve banka müdürlüklerine yazı yazılması gerekli olup, çıkan sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.