Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/7883 E. 2022/13024 K. 25.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7883
KARAR NO : 2022/13024
KARAR TARİHİ : 25.10.2022

Mahkemesi : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalılar ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili … … 25/10/2003 tarihinden itibaren davalı İşverenler … Aydın İle … ve Aydınlar … Tar. Ürün. İnş. Nak.Ltd. Şti’.ye ait işyerinde … … olarak sigortalı olarak çalışmaya başladığını, evlenerek … soy ismini aldığını, bu çalışmalarının kesintisiz olarak hizmet akdinin sona erdiği 30/03/2010 tarihine kadar devam ettiğini, müvekkilinin davalı işverenin işyerlerinde işverene bağlı olarak her ay tam gün çalışmasına karşın, işveren bu çalışmaları eksik olarak sigortalı gösterdiğini, 5510 sayılı Sosyal Güvenlik Yasasının 86/c maddesi gereğince 30 günden az çalıştıklarım ispatlayan belgelerin işverence ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesine eklenmesinin şart olduğunu, fındık kırma ve işletme fabrikasında çalışan müvekkilinin işyerinde işlerinin çok yoğun olması ve fabrika tam kapasiteli çalıştığından müvekkilinin kısmi çalışmalarının söz konusu olmadığını, davalı işveren yanında ayda 30 gün üzerinden asgari ücretle çalıştığının tespit edilmesini ve 25/10/2003-30/03/2010 tarihine kadar davalı işverenlere ait işyerinde fiilen ve kesintisiz olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde özetle: davanın zamanaşımına uğradığını, davacının fındık sezonunda fındık kırma fabrikasında fındık içi seçme işinde part time olarak çalıştığını, fabrikanın fındık kırma işi oldukça davacıyı çağırdığını, çalışmadığı dönemlerde ücretsiz izin kullandığını, davacının çalıştığı gün sayısının ustabaşı tarafından bildirildiğini ve ücretinin ödendiğini, davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davacının davasının kısmen kabulü ile,
1-Davacı … (T.C.K.Nolu) … ‘in;
-25/10/2003-02/05/2004 tarihleri arasında işverenler … ve …’a ait … sicil numaralı işyerinde kuruma bildirilenler dışında eksik olarak bildirilen hizmet gün sayısının 51 gün olduğunun tespitine,
-06/09/2005 -31/03/2007 tarihleri arasında işverenler … ve …’a ait … sicil numaralı işyerinde kuruma bildirilenlar dışında eksik olarak bildirilen hizmet gün sayısının 9 gün olduğunun tespitine,
-11/04/2007-01/03/2008 tarihleri arasında işveren Aydınlar ………….. ve ………….. Şirketi ait … sicil numaralı işyerinde kuruma bildirilenlar dışında eksik olarak bildirilen hizmet gün sayısının 24 gün olduğunun tespitine,
-22/10/2008-15/05/2009 tarihleri arasında işveren Aydınlar ………….. ve ………….. Şirketi ait … sicil numaralı işyerinde kuruma bildirilenlar dışında eksik olarak bildirilen hizmet gün sayısının 43 gün olduğunun tespitine,
-02/10/2009-30/03/2010 tarihleri arasında işveren ………….. numaralı işyerinde kuruma bildirilenlar dışında eksik olarak bildirilen hizmet gün sayısının 55 gün olduğunun tespitine, kuruma bildirilenler dışında fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verildi.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“1-İlk derece mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nun madde 353/1-b.1 hükmü gereğince davalılar ve feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,” karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalılar vekili; davacının imzasının bulunduğu izin belgelerinin dikkate alınmadığını, davacının çalıştığı gün kadar hizmet bildiriminin yapıldığını, davacının sunulan izin belgelerindeki imzalara itirazının bulunmadığını, tanık anlatımları ile çalışmanın kesintili olduğunun bildirildiğini, yazılı belgenin aksinin yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, mahkemenin yetersiz bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurduğunu, bilirkişinin bir kısım izin belgelerini, bir kısım tanık anlatımlarını değerlendirmediğini, tanık beyanları incelendiğinde işyerinin niteliği gereği kesintisiz ve sürekli bir çalışma yapmanın mümkün olmadığını, fındık hasadı mevsimlik bir iş olup fındık kırmak da hasadı takip eden aylarda yapılan yılın belli bir dönemini kapsayan bir iş olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Feri müdahil Kurum vekili; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/son maddesindeki: “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü uyarınca hüküm fıkrasının infaza elverişli ve açık olması gerekmektedir.
Hükümler, davayı esastan çözümleyen, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır. Hüküm ile taraflar arasındaki uyuşmazlık sona erer ve hüküm kesinleşince artık o uyuşmazlık hakkında yeni bir dava açılamaz. HMK’nun 297/son maddesi gereğince hüküm fıkrasının açık olması taraflara bahşedilen vazife ve haklar, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde yazılmalı, hüküm infazı kabil olmalıdır. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması, zorunludur.
Somut olayda; Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, davacının talebine konu dönemde kabul edilen sürelerin, hangi yıl ve hangi gün/ayları kapsadığı ve bu dönemlerde ne kadar süre ile çalıştığı, hangi işveren yanında hangi işyerinde çalıştığı ücretinin ne olduğu tek tek ve açıkça gösterilerek hüküm kurulması gereğinin gözetilmemesi isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar ve feri müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle, BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.