YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7464
KARAR NO : 2008/2567
KARAR TARİHİ : 18.04.2008
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, icra takibi ve takip borçlusu davalının vâki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Köyceğiz İcra Müdürlüğü’nün 2006/448 takip sayılı dosyası kapsamında; davacının, 19.07.2006 tarih ve 015772 numaralı faturayı dayanak alarak, asıl takip yoluyla takip borçlusu davalı hakkında başlatmış olduğu icra takibinden 4.720,00 YTL asıl alacak ve 501,60 YTL. işlemiş temerrüt faizinin tahsilini istediği, davalının vakî itirazı sonucu takibin durduğunun anlaşıldığı gibi; itirazın iptali davasının da yasal süre içinde açılmış olduğu saptanmış bulunmaktadır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve 3.209,60 YTL. asıl alacak ile 101,32 YTL. işlemiş temerrüt faizi üzerinden takip borçlusu davalının vâki itirazının iptaline karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davada, davalının … Devlet Hastanesine merkez anten ve uydu siteminin yüklenici davacı tarafından yapıldığı ileri sürülerek ödenmeyen iş bedelinin tahsili istenmektedir. Yanlar arasındaki eser sözleşmesi “ sözlü” olarak yapılmış olup, iş bedeli uyuşmazlık konusudur.
Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmü gereğince; taraflarca iş bedelinin önceden karalaştırılmamış veya yaklaşık olarak kararlaştırılmış olması halinde, iş bedelinin tutarı, işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi aracılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu mahkemece belirlenir. Mahkemece yaptırılan inceleme, anılan yasal yönteme uygun olmadığı gibi; mahkemenin doğrudan hakediş bedelinin nasıl hesaplanmış olduğu da açıklanmadan doğrudan 3.209,60 YTL olarak belirlenmesi de doğru olmamıştır.
Diğer yandan, Borçlar Kanunu’nun 101/1 maddesi hükmüne göre, davacı tarafından 20.11.2006 tarihli ihtarname gönderilerek davalı, 07.12.2006 tarihinde borçlu temerrüdüne düşürüldüğü halde mahkemece fatura tarihi olan 19.07.2006 tarihi ile takip tarihi arasındaki süre için temerrüt faizi hesaplanarak hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; uzman bilirkişi aracılığıyla yerinde keşif ve inceleme yapılmak suretiyle, işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre iş bedelinin saptanması, belirlenecek iş bedeli tutarına, taleple bağlı kalınmak suretiyle temerrüt tarihi olan 07.12.2006 tarihi ile takip tarihi arasındaki süre için yasal temerrüt faizi hesaplanarak varılacak sonuca göre, bir karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentde belirtilen nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) bentde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 18.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.