YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8069
KARAR NO : 2022/13150
KARAR TARİHİ : 26.10.2022
Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
No :
Dava meslek hastalığı sebebine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilinin istinafa başvurması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince verilen karar davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I- İSTEM:
Davacı vekili, müvekkilinin … sigorta sicil numarası ile … ili, … ilçesinde madencilik faaliyetinde bulunan … Turz. Tic. A.Ş. adlı işyerinde 11/07/2009’dan 11/08/2010 tarihine kadar -maden ocağında davalı işyerinin kusuru sonucu 19 kişinin ölümüne yol açan 10/12/2009 tarihinde meydana gelen elim kaza nedeniyle 6 ay kadar üretime ara verildiği, işyerinin kapalı kaldığı süre hariç – tüm gün yerin 500-600 metre altında kazmacı-kazıcı olarak toz duman içinde son derece sağlıksız, havalandırmasız ve kirli işyerinde bilinen meslek hastalıklarından biri olan pnomokonyoz adlı meslek hastalığına yakalandığını, müvekkilinin … Meslek Hastalıkları Hastanesi’nin düzenlediği raporda müvekkilinin kömür tozu mariziyeti, nefes darlığı, öksürük, göğüs ağrısı yakınması olduğunun tespit edildiği ve hastalığının pnömokonyoz olduğu yine tozsuz-kokusuz ve dumansız bir bölümde çalışmasının uygun olacağı, … Devlet Hastanesi ve … Devlet Hastanesi Sağlık Kurulları raporlarında müvekkilinin maluliyet oranının önce %40 sonrasında %55 olarak belirlendiğini, müvekkilinin … denetmenine verdiği ifadeden anlaşılacağı üzere işe başladığı 11/07/2009 tarihinden 1 ay sonrası olan 11/08/2009 tarihinde 29 yaşında yakalandığı meslek hastalığı nedeniyle uğradığı maluliyet dikkate alınarak müvekkil lehine davalı aleyhine haksız fiil ve meslek hastalığına yakalanma tarihi olan 11/08/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile şimdilik 100,00-TL maddi tazminat, sağlığını kaybetmesi nedeniyle yaşadığı bir ömür boyu yaşayacağı tarifi mümkün olmayan derin üzüntünün bir nebze de olsa telafisi için 100.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II- CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Borçlar Kanunu ve yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre iş kazası ve meslek hastalıklarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı süresi 2 yıl ve her halde 10 yıl olduğunu, 11/08/2009 tarihinde meslek hastalığına yakalandığını beyan eden davacı için 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacı asilin müvekkili şirkette çalıştığı süre göz önünde bulundurulduğunda müvekkilinin çalışmaya bağlı olarak meslek hastalığı oluşabilmesinin fiilen ve tıbben mümkün olmadığını, davacı işçinin kömür işletmesinden önce mermer kesim atölyesinde de çalıştığını, çalıştığı bütün iş yerlerinin tespit edilmesi gerektiğini ve eğer meslek hastalığından kaynaklanan bir maluliyet mevcut ise işçinin çalıştığı her işyerinin ayrı ayrı sorumluluk ve kusur durumunun kaçınılmaz maluliyet oranının 32 yıl formülüne göre tespit edilmesi gerektiğini ve davalının müvekkili şirkette 140 gün çalıştığını, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve kabul etmediklerini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“…… Meslek Hastalıkları Hastanesinin 09/12/2011 tarihli ve 2369 sayılı Sağlık Kurulu raporunda; pnömokonyoz, diğer silisyum içeren tozlara bağlı, tozsuz kokusuz ve dumansız bir bölümde çalışması uygun olduğu, … İlçe Devlet Hastanesi’nin 24/12/2014 tarihli özürlülük raporunda; pnömokonyoz (orta derece retrüktif bozukluk), … Devlet Hastanesi’nin 16/06/2014 tarihli raporunda; %40 engelli sağlık kurulu raporunda; pnömokonyoz, … meslek hastanesinden alınmış, orta retrüktif akciğer hastalığı olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 10/09/2013 tarihli raporunda; … Meslek Hastalıkları Hastanesi’nin 09/12/2011 ve Uludağ Ünivesitesi’nin 31/07/2013 tarihli raporlarına göre; kişinin pnömokonyoz yönünden sağlam olduğu, KOAH hastalığının mesleki olmadığına karar verildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 13/12/2013 tarihli raporunda;mevcut belgelere göre pnömokonyoz meslek hastalığı mevcut olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulunun 02/05/2018 tarihli muayene kaydında; Kömür maden ocağında 2006-2009 çalıştığı, eforla nefes darlığı olduğu, BDİ kullanımı olmadığı, özgeçmişte tbc olmadığı, sigara olmadığı, genel durumu iyi olduğu, şuur açık olduğu, koopere, solunum rahat olduğu, kalp sesleri normal olduğu, batın rahat olduğu, organomegali olmadığı, ödem ve siyanoz olmadığı, yine dosyaya ekli grafilerin Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulunca incelemesinde; 28/07/2009 tarihli PA akciğer grafide belirgin patolojik özellik tespit edilmediği, 25/10/2016 tarihli PA akciğer grafisinde bronkovasküler imajlarda belirginleşme dışında özellik olmadığı, 25/10/2016 tarihli HRCT görüntülerinde iyi inspiryum yapmadığı sağ akciğer alt alanlarda lineer fibrotik bant (sekel) olmadığı, pnomokonyoz düşündürecek opasite tespit edilemediği, Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 08/06/2018 tarih ve 10464 karar numaralı mütalaasında; Hüseyin oğlu, 1980 doğumlu …’ın dosya tetkiki ve muayenesi sonucunda solunumsal meslek hastalığı niteliğinde hastalığı bulunmadığından maluliyet tayinine mahal bulunmadığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacının davalı şirkette çalışması sebebi ile meslek hastalığına yakalandığını iddia ettiği ve buna bağlı olarak tazminat talebinde bulunduğu görülmüş ise de dosya içerisinde bulunan raporlar doğrultusunda davacıda meslek hastalığı bulunmadığının tespit edilmesi…” gerekçesiyle davanın maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkilin davalı iş yerinden ayrılmasının hemen ardından almış olduğu raporlarda müvekkilin meslek hastalığının bulunduğu sabit olduğunu, dosyada 8 adet rapor yer aldığını, rapor içeriklerini kronolojik olarak kısaca belirtmek gerekirse 09/12/2011 tarihli … Meslek Hastalıkları Hastanesi raporunda müvekkilin kömür tozu maruziyeti, nefes darlığı, öksürük, göğüs ağrısı yakınması olduğu tespit edilmiş, devamında da hastalığının Pnömokonyoz olduğu belirtildiğini, 10/07/2014 tarihli … Devlet Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda müvekkilinin maluliyet oranı %40 olarak belirlendiğini, 24/12/2014 tarihli … Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda müvekkilin maluliyet oranı %55 olarak belirtildiğini, 17/02/2015 tarihli … Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda %40 kronik obstriktif akciğer hastalığı olduğuna ilişkin engelli sağlık kurulu raporu düzenlendiğini, yine hastalığın sürekli olduğu belirtildiğini, 21/10/2015 tarihli … Meslek Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda mesleki tanı olarak mesleki toza maruz kalma, pnömokonyoz, diğer silisyum içeren tozlara bağlı(mesleki) belirtildiğini, 17/07/2017 tarihli Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda her iki akciğerde posterobazal kesimlerde hafif buzlu cam alanın mevcut olduğu, bilateral nefes tutamaya bağlı olabileceği, ancak bu düzeydeki olası bir interstisiyel akciğer hastalığı ayrımı açısından gereklilik halinde pron pozisyonunda BT incelemesinin önerildiği, sağ akciğer üst lobda kalfisik nodül ve her iki akciğerde lineer atelektazi olduğu belirtildiğini ilk 6 raporda müvekkilin meslek hastalığının olduğu sabit olduğunu ve raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeksizin karar verildiğini, 01/06/2015 tarihinde açılan davada yargılamanın yavaş yapılmasının müvekkilin mağduriyetine neden olduğunu, davalı iş yerinde tüm gün yerin 500-600 metre altında kazmacı-kazıcı olarak toz duman içinde son derece sağlıksız, havalandırmasız ve kirli bir çalışma ortamında çalışmış, bu nedenle meslek hastalıklarından biri olan pnömokonyoz adlı meslek hastalığına yakalandığını, müvekkilin davalı iş yerinde çalışmaya başlamadan önce herhangi bir şikayeti olmadığını ve mahkemenin kararı yerinde olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
Bölge Adliye Mahkemesince “…Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 10/09/2013 tarihli raporunda; … Meslek Hastalıkları Hastanesi’nin 09/12/2011 ve Uludağ Ünivesitesi’nin 31/07/2013 tarihli raporlarına göre; kişinin pnömokonyoz yönünden sağlam olduğu, KOAH hastalığının mesleki olmadığına karar verildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 13/12/2013 tarihli raporunda;mevcut belgelere göre pnömokonyoz meslek hastalığı mevcut olmadığına, Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulunun 02/05/2018 tarihli muayene kaydında; Kömür maden ocağında 2006-2009 çalıştığı, eforla nefes darlığı olduğu, BDİ kullanımı olmadığı, özgeçmişte tbc olmadığı, sigara olmadığı, genel durumu iyi olduğu, şuur açık olduğu, koopere, solunum rahat olduğu, kalp sesleri normal olduğu, batın rahat olduğu, organomegali olmadığı, ödem ve siyanoz olmadığı, yine dosyaya ekli grafilerin Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulunca incelemesinde; 28/07/2009 tarihli PA akciğer grafide belirgin patolojik özellik tespit edilmediği, 25/10/2016 tarihli PA akciğer grafisinde bronkovasküler imajlarda belirginleşme dışında özellik olmadığı, 25/10/2016 tarihli HRCT görüntülerinde iyi inspiryum yapmadığı sağ akciğer alt alanlarda lineer fibrotik bant (sekel) olmadığı, pnomokonyoz düşündürecek opasite tespit edilemediği, Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 08/06/2018 tarih ve 10464 karar numaralı mütalaasında; Hüseyin oğlu, 1980 doğumlu …’ın dosya tetkiki ve muayenesi sonucunda solunumsal meslek hastalığı niteliğinde hastalığı bulunmadığından maluliyet tayinine mahal bulunmadığı tespitine yer verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Kanunu 15. Maddesi kapsamında bağlayıcı olan Adli Tıp İkinci Üst Kurulu’nun 02.05.2019 tarihli 749 K sayılı raporunda davacının solunumsal meslek hastalığı niteliğinde hastalığı bulunmadığına karar verildiği görülmüştür.
818 sayılı BK 47 md. (6098 sayılı Yasanın 56 md)’si gereğince davacı lehine maddi ve manevi tazminat miktarı tayini için davacıda oluşan hastalığın, yapmış olduğu mesleki faaliyetten kaynaklanması gerekmektedir. Zarar ile yapılan iş arasında uygun illiyet bağının bulunması tazminat hukukunun genel prensiplerindendir. Alınan raporlarda davacıda meslek hastalığı olmadığı belirtildiğinden tazminat isteminin yasal koşulları oluşmamıştır.
Bu bağlamda, ilk derece mahkemesine davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir…”gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 353/b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalı iş yerinden ayrılmasının hemen ardından almış olduğu raporlarda müvekkilin meslek hastalığının bulunduğu sabit olduğunu, dosyada 8 adet rapor yer aldığını, rapor içeriklerini kronolojik olarak kısaca belirtmek gerekirse 09/12/2011 tarihli … Meslek Hastalıkları Hastanesi raporunda müvekkilin kömür tozu maruziyeti, nefes darlığı, öksürük, göğüs ağrısı yakınması olduğu tespit edilmiş, devamında da hastalığının Pnömokonyoz olduğu belirtildiğini, 10/07/2014 tarihli … Devlet Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda müvekkilinin maluliyet oranı %40 olarak belirlendiğini, 24/12/2014 tarihli … Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda müvekkilin maluliyet oranı %55 olarak belirtildiğini, 17/02/2015 tarihli … Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda %40 kronik obstriktif akciğer hastalığı olduğuna ilişkin engelli sağlık kurulu raporu düzenlendiğini, yine hastalığın sürekli olduğu belirtildiğini, 21/10/2015 tarihli … Meslek Hastalıkları Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda mesleki tanı olarak mesleki toza maruz kalma, pnömokonyoz, diğer silisyum içeren tozlara bağlı (mesleki) belirtildiğini, 17/07/2017 tarihli Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda her iki akciğerde posterobazal kesimlerde hafif buzlu cam alanın mevcut olduğu, bilateral nefes tutamaya bağlı olabileceği, ancak bu düzeydeki olası bir interstisiyel akciğer hastalığı ayrımı açısından gereklilik halinde pron pozisyonunda BT incelemesinin önerildiği, sağ akciğer üst lobda kalfisik nodül ve her iki akciğerde lineer atelektazi olduğu belirtildiğini ilk 6 raporda müvekkilin meslek hastalığının olduğu sabit olduğunu ve raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeksizin karar verildiğini, 01/06/2015 tarihinde açılan davada yargılamanın yavaş yapılmasının müvekkilin mağduriyetine neden olduğunu, davalı iş yerinde tüm gün yerin 500-600 metre altında kazmacı-kazıcı olarak toz duman içinde son derece sağlıksız, havalandırmasız ve kirli bir çalışma ortamında çalışmış, bu nedenle meslek hastalıklarından biri olan pnömokonyoz adlı meslek hastalığına yakalandığını, müvekkilin davalı iş yerinde çalışmaya başlamadan önce herhangi bir şikayeti olmadığını ve mahkemenin kararı yerinde olmadığını belirterek istinaf mahkemesi kararının kaldırılarak, ilk derece mahkemesi kararının bozularak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin tazminat davaları açısından … tarafından olayın iş kazası veya meslek hastalığı olarak tespiti yargılamanın esasını çözüme kavuşturmadan önce açıklığa kavuşturulması gereken bir sorun niteliğindedir.
6100 sayılı HMK’nun Ön Sorun ve Bekletici Sorun Başlığını taşıyan 3. Ayrımında 163.maddede: Yargılama sırasında, davaya ilişkin bir ön sorun ortaya çıkarsa, ilgili taraf, bunu dilekçe vermek suretiyle yahut duruşma sırasında sözlü olarak ileri sürebilir. 164. maddesinde “Hâkim, taraflardan birinin ileri sürdüğü ön sorunu incelemeye değer bulursa, belirleyeceği süre içinde, varsa delilleriyle birlikte cevabını bildirmesi için diğer tarafa tefhim veya tebliğ eder. Ön sorun hakkında iki taraf arasında uyuşmazlık varsa, hâkim gerekirse tarafları davet edip dinledikten sonra kararını verir. Hâkim, ön sorun hakkındaki kararını taraflara tefhim veya tebliğ eder.165.maddesinde ise “Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir. Bir davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması başka bir davanın veya idari makamın çözümüne bağlı ise mahkeme, ilgili tarafa görevli mahkemeye veya idari makama başvurması için uygun bir süre verir. Bu süre içinde görevli mahkemeye veya idari makama başvurulmadığı takdirde, ilgili taraf bu husustaki iddiasından vazgeçmiş sayılarak esas dava hakkında karar verilir.” Düzenlemeleri yer almaktadır.
İş Kazası 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 13. maddesine göre;
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) (Değişik bend: 17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) ( Değişik bend: 17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.
Meslek Hastalığı ise 5510 sayılı Kanunun 14. maddesinde tanımlanmış olup, Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir.
İş Kazası ve Meslek Hastalığı arasındaki temel fark iş Kazasının ani bir olay sonucu meydana gelirken Meslek hastalığının çalışılan ortam ve koşullar neticesindeki süreç neticesinde meydana gelmesidir
5510 sayılı Yasa’nın 13. maddesinde İş kazasının 4 ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık İş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir.
Öte yandan, 5510 sayılı Yasa’nın 18’nci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19’ncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı bildirilmiştir.
Kurumca sigortalının sürekli iş göremezlik oranının belirlenerek sigortalıya gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası veya meslek hastalığı niteliğinde olup olmadığının tespiti ön sorundur.
Kuruma belirtilen şekilde bir bildirimde bulunulmadığının anlaşılması halinde ise yapılacak iş, davacıya iş kazasını veya meslek hastalığını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca iş kazası veya meslek hastalığı olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazası/ meslek hastalığı tespiti” davası açması için önel verilmesi, önel içerisinde dava açılması halinde iş bu davanın sonucu beklenilerek, sonucuna göre davacı sigortalının Kurum tarafından sürekli iş göremezlik oranın tespiti ve giderek tespit edilen bu oran doğrultusunda gelir bağlanmasının temini sağlandıktan sonra tazminat davasının çözüme kavuşturulması gerektiği açıktır. (Kapatılan 21. HD’nin 14.01.2020 Tarih 2019/411 E- 2020/66 K, Aynı mahiyette aynı dairenin 03.07.2018 tarih ve 2016/19961 E- 2018/5961 K sayılı, 14.05.2013 tarih ve 2013/1704 E- 2013/9754K sayılı kararları da bu doğrultudadır)
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, … Meslek Hastalıkları Hastanesi’nin 09/12/2011 tarihli raporuna göre; kişinin pnömokonyoz, diğer silisyum içeren tozlara bağlı tozsuz, dumansız bir bölümde çalışmasına, işlemlerin tamamlanması için raporun …’na gönderilmesine karar verildiği,
Uludağ Ünivesitesi’nin 31/07/2013 tarihli raporuna göre; konulan tanının kronik obstrüktif akciğer hastalığı şeklinde olduğu,
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 10/09/2013 tarihli kararında,… Meslek Hastalıkları Hastenesi’nin 09/12/2011 ve Uludağ Ünivesitesi’nin’31/07/2013 tarihli raporlarına göre; kişinin pnömokonyoz yönünden sağlam olduğu, KOAH hastalığının mesleki olmadığına karar verildiği,
Davacının Kuruma itirazı üzerine, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 13/12/2013 tarihli kararında; mevcut belgelere göre pnömokonyoz meslek hastalığı mevcut olmadığına karar verildiği,
… … Devlet Hastanesi’nin 16/06/2014 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporunda; “Engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %40,pnömokonyoz, orta retrüktif akciğer hastalığı olduğu, şeklinde belirleme yapıldığı,
… İlçe Devlet Hastanesi’nin 24/12/2014 tarihli özürlü sağlı kurulu raporunda; pnömokonyoz (orta derece retrüktif bozukluk) ve anksiyete bozukluğu olduğu, engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %55 olarak belirlendiği,
… Meslek Hastalıkları Hastanesinin 21.10.2015 tarihli raporunda,”mesleki toza maruz kalma, pnömokonyoz, diğer silisyum içeren tozlara bağlı (mesleki) mesleki silikozis,mesleki tanı:mesleki silikozis p 1/1, tozsuz, dumansız ortamda çalışması ve 2 yıl sonra kontrolü önerilir.”şeklinde belirlendiği,
Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulunun 02/05/2018 tarihli muayene kaydında; Kömür maden ocağında 2006-2009 çalıştığı, eforla nefes darlığı olduğu, BDİ kullanımı olmadığı, özgeçmişte tbc olmadığı, sigara olmadığı, genel durumu iyi olduğu, şuur açık olduğu, koopere, solunum rahat olduğu, kalp sesleri normal olduğu, batın rahat olduğu, organomegali olmadığı, ödem ve siyanoz olmadığı, yine dosyaya ekli grafilerin Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulunca incelemesinde; 28/07/2009 tarihli PA akciğer grafide belirgin patolojik özellik tespit edilmediği, 25/10/2016 tarihli PA akciğer grafisinde bronkovasküler imajlarda belirginleşme dışında özellik olmadığı, 25/10/2016 tarihli HRCT görüntülerinde iyi inspiryum yapmadığı sağ akciğer alt alanlarda lineer fibrotik bant (sekel) olmadığı, pnomokonyoz düşündürecek opasite tespit edilemediği, Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 08/06/2018 tarih ve 10464 karar numaralı mütalaasında; Hüseyin oğlu, 1980 doğumlu …’ın dosya tetkiki ve muayenesi sonucunda solunumsal meslek hastalığı niteliğinde hastalığı bulunmadığından maluliyet tayinine mahal bulunmadığının tespitine yer verildiği,
Adli Tıp İkinci Üst Kurulu’nun 02.05.2019 tarihli 749 K sayılı raporunda da,davacının solunumsal meslek hastalığı niteliğinde hastalığı bulunmadığına karar verildiği,
Kurumun mahkemeye 25.08.2015 tarihinde verdiği müzekkre cevabında davacının maluliyet oranın tespiti %0 olarak belirlendiği ve davacıya sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanmadığının bildirildiği,
Öte yandan, … Vergi Dairesinin davacının son çalıştığı işyerine hitaben gönderdiği 07.05.2015 tarihli yazıda, davacının %55 engel durumuna göre 3. derece engelli hizmet erbabı olarak vergi indiriminden faydalandırılması gerektiği hususunun bildirildiği,
Kurumun meslek hastalığına dair yapmış olduğu 12.06.2013 tarihli tahkikat raporunda ise bir neticeye varılamadığı, anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalara göre, mahkemece, … tarafından dava konusu olayın meslek hastalığı olarak tespitinin kurum sağlık kurulu rapor sonucuna bağlandığı ve bu raporda da davacıdaki rahatsızlığın mesleki olmadığının tespit edilmiş olmasına göre, davacıya Kuruma ve işverene karşı işyerinde çalışması nedeniyle bünyesinde geliştiğini iddia ettiği hastalıkların meslek hastalığı niteliğinde olduğunun tespitine dair dava açması için (HMK 165. maddesi kapsamında) önel verilmeli, verilecek bu önel neticesinde süresi içerisinde açılacak davayı bekletici mesele yaparak tespit davasının sonucuna göre, meslek hastalığının varlığının tespiti halinde, dava esastan sonuçlandırılmalı,aksi halde görev hususu da dikkate alınmak suretiyle usule ilişkin bir karar tesis edilmesi gerekmektedir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.