YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4841
KARAR NO : 2007/5606
KARAR TARİHİ : 14.05.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 01.09.2006 gününde verilen dilekçe ile meni müdahale ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın redine dair verilen hükmün davacı tarafından temyizi üzerine mahkemece dava değerinin temyiz sınırının altında olduğu gerekçesi.yle davacının temyiz talebinin reddine dair verilen 14.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu duvarın davalıya ait 3221 parsel içersinde kaldığı ve davacıya ait 3222 parsel sayılı taşınmaza bir tecavüzünün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiş, mahkemece dava konusu taşınmazın değerinin HUMK.nun 427. maddesinde yer alan kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesi ile temyiz istemi reddedilmiş, anılan ret kararı da davacı tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 427. maddesindeki kesinlik sınırı taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin olup aynı yasanın 432/4. maddesine göre de; “Temyiz, kanuni süre geçtikten sonra yapılır veya temyizi … olmayan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz isteminin reddine karar verir…” hükmünü taşımaktadır.
Gayrimenkulun aynına ilişkin davalar 427. maddede öngörülen kesinlik sınırının kapsamında değildir. Davada taşınmaz malın aynına yönelik istemlerde bulunduğundan, mahkemenin davacının temyiz isteminin reddine karar vermesi doğru olmamıştır. Belirtilen nedenle yerel mahkemenin 14.03.2007 tarih 2006/677 Esas, 2007/113 Karar sayılı ek kararının kaldırılarak yapılan inceleme sonucunda;
HUMK.nun 437/I maddesine göre Sulh Mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi sekiz gündür. Mahkeme kararı hükmü temyiz edene usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup, 8 günlük yasal süre geçirildikten sonra temyiz isteminde bulunulmuştur.
HUMK.nun 432/4. maddesi ve 1.6.1990 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince süre geçirildikten sonra verildiği anlaşılan dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, süresinde olmayan temyiz isteminin REDDİNE, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 14.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.