YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11543
KARAR NO : 2022/17154
KARAR TARİHİ : 28.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk …’yu temsilen İstanbul Barosu’nun 02.06.2014 tarihli yazısına göre Av. …’ın müdafii olarak tayin edildiği ve adı geçen müdafiiye gıyabi kararın tebliğ edilmediği dosya kapsamından anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin öğrenme üzerine 06.04.2015 tarihinde yapmış olduğu temyiz talebi süresinde kabul edilerek temyiz isteminin reddine dair mahkemenin 29.09.2015 tarihli ve 2014/145 Esas, 2014/700 Karar sayılı ek kararı kaldırılarak;
5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçi Gümrük İdaresi’nin suçtan zarar görme olasılığına göre kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu kabul edilerek şikayetçi Gümrük İdaresi vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin 24.12.2014 tarihli asıl karara yönelik temyizlerine göre yapılan incelemede;
Uyap sisteminde yapılan incelemede, Büyükçekmece 1. Çocuk Mahkemesinin 08.12.2020 tarihli ve 2020/157 Esas, 2020/376 Karar sayılı ilamına göre, suça sürüklenen çocuk hakkında İstanbul Adli Tıp 6. İhtisas Kurulundan aldırılan 14.03.2018 tarihli heyet raporu ile suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun bildirildiği anlaşıldığından tebliğnamede bu hususta istenilen bozma yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suça sürüklenen çocuğun eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin suça sürüklenen çocuk lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra
uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22 ve 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
1.Suça sürüklenen çocuğa yüklenen suçun 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesine aykırılık suçunu oluşturacağı gözetilerek bu suçtan doğrudan zarar gören ve CMK’nun 234. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan müşteki Gümrük İdaresi davadan haberdar edilmeden ve davaya katılma imkanı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Dava konusu kaçak sigaraların müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 54/4. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 54/1. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki Gümrük İdaresi vekili ile suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.