YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10877
KARAR NO : 2006/13309
KARAR TARİHİ : 17.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.05.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki haciz şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.03.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne gider olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava tapu kayıtlarındaki haciz şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Bir nihai kararda nelerin bulunması gerektiği HUMK m.388’de gösterilmiştir. Bunlar;
Davaya bakan mahkeme ve hakimlerin ismi,
Tarafların ad ve soyadları ile adresleri ve varsa vekilleri,
Tarafların iddia ve savunmalarının uygun bir özeti,
Tetkik ve müzakere olunan maddi ve hukuki meselelerin hülasalarıdır.
Kararda ancak bunlar yazıldıktan sonra hüküm sonucuna ulaşılabilir.
T.C Anayasası m.141/son madde hükmüne göre «bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır». Yazılacak hükmün gerekçesi davada tespit edilen maddi vakıalar ile bundan sonra kurulacak hüküm fıkrası arasında bir bakıma köprü vazifesi görür. O yüzden hüküm bir gerekçeye dayandırılmalıdır. Bu anlatımın doğal sonucu olarak da yazılacak gerekçeyle kurulacak hükmün birbirine aykırı olması düşünülemez.
Somut olaya gelince; karar gerekçesinde «…… ve davalı İcra Müdürlüğünün bir işlemine karşı şikayet benzeri bir talep söz konusu olduğundan bu davaya bakmakla da mahkememiz görevli ve yetkili bulunmadığından her türlü hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine …» denilmiş, kurulan bu gerekçede mahkemenin görevli ve yetkili olmadığı kabul edildiği halde bundan sonra yazılan hükmü fıkrasında «dava reddedilmiş» böylece gerekçeyle hüküm fıkrası arasında köprü kurulmamış, tam aksine yazılan gerekçeye aykırı olarak hüküm tesis edilmiştir. Zira, görevli ve yetkili olmayan bir mahkeme davanın esasıyla ilgili-olayda olduğu gibi davanın reddine-karar veremez. Hükmün gerekçesiyle hüküm fıkrası çelişkili olduğundan Yargıtay’ca denetim olanağı görülmeyen hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 17.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.