YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/14713
KARAR NO : 2006/15946
KARAR TARİHİ : 26.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 13.09.2004 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.09.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, … adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse … kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, miras bırakanı “ … oğlu … …’nin “ paydaşı olduğu dava konusu taşınmazların bir kısmında … adının bir kısmında soyadının bir kısmında ise hem … adının hem de soyadının tapu kaydına yazılmadığını ileri sürerek tapu kayıtlarının düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, 216, 219, 227, 228, 229, 230, 233, 236, 243, 255, 256, 265 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, 170, 171, 183, 188, 192, 206, 241 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise, bu parsellerin bir kısmında davacı miras bırakanının paydaş olmadığı bir kısmında ise tapu kayıtlarında yanlışlık bulunmadığı gerekçesi karar tesisine yer olmadığına karar verilmiş; hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan araştırma ve soruşturma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki ; az yukarıda açıklanan hususlardan yalnızca tanık dinlenmesi hususu yerine getirilmiş, diğer hususlar hakkında her hangi bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Yukarıda 1, 2, 3, 5 numaralı bentlerde açıklandığı gibi araştırma ve soruşturma yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu yön düşünülmeden eksik araştırma ve soruşturma ile bir kısım parseller yönünden istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Kabule göre de; davacının miras bırakanının paydaş olmadığı ve kayıtlarda her hangi bir yanlışlık bulunmadığı anlaşılan parseller yönünden ise “karar tesisine yer olmadığına “ değil, bu parseller yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de ayrıca doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.12.2006 tarihinde oy birliği ile karar verildi.