YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1499
KARAR NO : 2008/4796
KARAR TARİHİ : 14.07.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup davacı yüklenici, davalı … sahibidir. Davada, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nun 83. maddesine dayanılarak yüklenici alacaklarının damga vergisinden muaf olduğunun tespiti istenmiş, mahkemece davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce bozulmasından sonra bozmaya uyan mahkemece istirdat davasına dönüşen istemin kabulüne ve yüklenicinin hakediş alacaklarından damga vergisi kesilemeyeceğine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davada çözümü gereken husus 222 sayılı Kanun kapsamında yapılan imalâtlardan elde edilen bedelden damga vergisi kesintisinin yapılıp yapılamayacağına ilişkindir. Aynı Kanunun 83. maddesinde ilköğretimin bütün gelirleri ve 78. maddede belirtilen giderleri “personel masrafları hariç” her türlü vergi ve resimden ve dışarıdan ithal edilecek ders alet ve levazımı gümrük resminden muaftır, hükmüne yer verilmiştir. Bu muafiyetin inşaat işleri ile ilgili olarak yapılan ihale kararlarında ve imzalanan sözleşmelerde uygulanacağı tartışmasızdır. Esasen bu konuda Sayıştay’ın İçtihadı Birleştirme Kararı da mevcut bulunmaktadır. Nevar ki açılan davada yüklenicinin hakediş alacağından damga vergisi kesintisi cihetine gidilip gidilmeyeceği tartışma konusudur. Yüklenici alacağının ilköğretimin bütün gelirleri arasında olmadığı ortadadır. Diğer yandan hakediş alacaklarının 83. maddenin gönderme yaptığı 78. maddenin kapsamında kalmadığı da açıktır. Bu nedenle davalı tarafından yüklenici alacağından damga vergisi kesilmesinde yasaya aykırı durum bulunmamaktadır. Nitekim vergi uyuşmazlıkları ile ilgili Danıştay 7. Dairesince de, hakediş alacaklarından damga vergisi kesintisi yapılması gerektiği kabul edilmektedir. (Danıştay 7. Dairesi’nin 05.12.2006 gün ve 2004/2356 Esas-2006/3803 Karar sayılı kararı).
Bu durumda mahkemece sabit olmayan davanın reddine karar verilmesi yerine Kanun hükümlerinin yorumunda hataya düşülerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı Bakanlık yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, 14.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.