Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/6826 E. 2022/21163 K. 20.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6826
KARAR NO : 2022/21163
KARAR TARİHİ : 20.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren, 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
I-Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın sabıka kaydına göre mükerrir olduğundan, TCK’nın 58/6. maddesine göre cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verildiği halde, TCK’nın 58/7. maddesi gereğince infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasına “5237 sayılı TCK’nın 58/6. ve 5275 sayılı Kanun’un 108/4 maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
1- 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında kurulabileceğinin düzenlenmesi karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, bu itibarla sanık hakkında iddianame içeriğine göre müştekiye yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan dolayı açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden sanığa TCK’nın 116/2, 58. maddelerinden ek savunma hakkı verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-28.06.2014 tarihinden sonra olay suç tarihi sebebiyle sanığın eyleminin TCK’nın 142/2-h maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında aynı Kanun’un 142/1-a maddesinden hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
3-Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay CGK’nın 26.03.2013 tarihli ve 2012/6-1232 E., 2013/106 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3. kişiye satılması halinde; 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda da, müştekinin iş yerinden çalınan bilgisayarı sanık sattığı yeri göstererek soruşturma aşamasında iadeyi sağladığı ancak söz konusu eşyayı satın alan 3. kişi olan …’ın zararının giderilip giderilmediğine ilişkin bir araştırma yapılmadan sanık hakkında koşulları bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması,
4-Sanığın sabıka kaydına göre mükerrir olduğundan, TCK’nın 58/6. maddesine göre cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verildiği halde, TCK’nın 58/7. maddesi gereğince infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 20.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.