Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/14833 E. 2007/16351 K. 26.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14833
KARAR NO : 2007/16351
KARAR TARİHİ : 26.12.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.05.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı 325 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın 11 m2 lik kısmının kıyı kenar çizgisine tecavüzlü olduğunu belirterek elatmanın önlenmesi ve üzerindeki yapının kal’ini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalılar temyize getirmiştir.
Davalılar davaya verdikleri cevapta; dava konusu taşınmazın murisleri … intikal ettiğini ve kendilerinin taşınmazı hiç görmedikleri gibi tasarrufta da bulunmadıklarını, bu nedenle tecavüz var ise bunun kim tarafından yapıldığının tespiti gerektiğini, bu nedenle davanın reddini savunmuşlardır. Nitekim mahkemece mahallinde yapılan her iki keşifde mahalli bilirkişi beyanı ve fen bilirkişi raporlarından dava konusu taşınmazın komşu 2 parsel sayılı taşınmazın maliki … kendi parseline evini inşa ederken boş halde bulunan davalı taşınmazı da bahçe olarak kullanmak üzere kendi taşınmazına katarak çevresini beton duvar ile çevirdiğini belirtmiştir. Malik taşınmazına haksız olarak el atan kimseye karşı mülkiyet hakkının korunmasını isteyebilir. Somut olayda kıyı kenar çizgisine tecavüzlü olan ve davalı tapusunun kapsamı dışında kalan fen bilirkişi raporunda A ile gösterilen 10.48 m2 lik kısma davalıların tecavüzünün bulunmadığı anlaşıldığı takdirde davanın reddi gerekirken kabulü doğru değildir.
Kabule göre de; 306 ada 1 parsel sayılı taşınmaz çapa bağlanarak tapuda davalıların murisi adına kaydedilmiştir. Anayasanın 35. ve Türk Medeni Kanununun 683. madde hükümleri uyarınca bir şeye malik olan kimse hukuk düzenininin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Mülkiyet hakkı üzerine sınırlama ancak toplum yararına ve kanunla getirilebilir. Tapu kütüğünde bağımsız bir hak olarak davalılar adına olan mülkiyet hakkının iptali sağlanmadan, davalı taşınmazı kullanma ve yararlanma hakkına sınırlama getirilemez. Diğer bir deyişle kamu yararı amacıyla da olsa mülkiyet hakkında kısıtlama sonucu doğuracak davanın “el atmanın önlenmesi” davası değil “tapu iptali ve tescil” davası şeklinde açılması gerekir. Bu nedenle tapu kapsamı içinde kalan B harfi ile gösterilen 19,78 m2 lik kısım için de davanın reddi yerine, kabulü doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 26.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.