YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7929
KARAR NO : 2009/6677
KARAR TARİHİ : 10.12.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, parke taşı döşeme işinden doğan alacağın ödenmesi için yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir.
Davalı, ayıplı imalât bulunduğundan eserin kabul edilemeyeceğini, bedele hak kazanılmadığından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, itirazın iptâline, inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasında, davacının 24.11.2006 tarihli teklifinin kabulü suretiyle oluşan sözleşmede, taş kaplama işinin yapım bedelleri kararlaştırılmıştır. Sözleşmede teslim süresi belirtilmemiş, davacının 12.02.2007 tarihli faturasının tebliği üzerine davalı, parke taşları üzerine serili kumun uzun süreli uyarılara karşın davacı tarafından kaldırılmadığından 03.04.2007 tarihinde inşaat mühendisleri odasına müracaatla inceleme istemiş, alınan bilirkişi raporunda parke taşı ile yapılan yolun tekniğine ve sözleşmesine uygun olmadığının tesbit edilmesi üzerine 11.04.2007 tarihli ihtarıyla iki villa girişine yapılan düzenlemenin beğenildiğini, ancak site giriş yolu döşemesinin kabul edilemeyeceğini belirterek sökülmesini istemiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, taş kaplama ve malzeme işçiliğinin uygun olduğu, ancak çökmelerin zeminden kaynaklanan hareketlenmelerden oluştuğu belirtilmiştir.
Borçlar Kanunu 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinde yüklenicinin genel sorumluluğu BK’nın 356. maddesi uyarınca, işçinin hizmet akdîndeki sorumluluğuna dair (BK 321. md.) hükümlere tâbidir. Bu borç, yüklenicinin özen borcudur. Yüklenici sorumluluktan, akdîn gereği gibi ifasını tehlikeye sokan her durumu iş sahibine derhal ihbar etmekle kurtulur (BK. 357/I. md.). Aksi takdirde, iş sahibinin talimatını almadan işe devam ederek ayıplı imalât gerçekleştiren yüklenici, BK’nın 96. madde hükmünce iş sahibinin zararını tazminle sorumludur. İş sahibinin ayıba karşı tekeffülden doğan hakları ise BK’nın 360. maddesinde gösterilmiştir. Bunlar eserdeki ayıbın niteliğine göre, bedelin indirilmesi, onarımın yapılması veya eseri kabulden kaçınma hakkıdır.
Somut olayda, zemindeki kusurun iş sahibi davalıya bildirildiği ve onun talimatıyla işe devam edildiği kanıtlanamadığından çökmelerden davacının sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Yoldaki çökmelerin varlığı üzerindeki kumun temizlenmesinden sonra görülebildiğinden davalının ayıp ihbarı da süresinde yapılmıştır. Bilirkişi incelemesinde taş döşemesindeki ayıp BK’nın 360. maddesi hükmünce incelenmediğinden rapor hükme dayanak yapılamaz. O halde mahkemece yapılması gereken iş, ek rapor alınarak site girişine yapılan parke taşı döşemesinin reddinin gerekip gerekmediği veya ayıpların giderilebileceği hususunun inceletilmesi eserin tümüyle reddi gerektiği anlaşılıyorsa, davalının kabulünde olan iki villa girişine yapılan düzenleme bedeli sözleşme fiyatıyla hesaplanıp davacının bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmeli, ayıplar giderilebilecekse ayıplı tutar indirilerek bulunan alacağa da hükmedilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan davanın kısmen kabulüne usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 10.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.