Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/10834 E. 2022/13540 K. 02.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10834
KARAR NO : 2022/13540
KARAR TARİHİ : 02.11.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı; davalılar ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davacının başlangıçta, gerçekte davalı … … işlettiği ve ancak onun kayın validesi adına olan ve daha sonra da …’ın kendi üzerine devir aldığı kahvehane işyerinde 09.04.2008-26.07.2017 tarihleri arasında geçen ve Kurum’a bildirilmeyen hizmetlerin tespitini talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP:
Feri Müdahil vekili cevap dilekçesinde özet olarak, … TC. Kimlik numaralı Kurum Sigortalısı (davacı) … için davalı …’e ait işyerinden herhangi bir hizmet bildirimine rastlanılmadığını, dava dışı başka bir işyerinden 27.03.20l4 tarihinde giriş ve 29.03.2014 tarihinde çıkış bildirimleri bulunduğunun görüldüğünü, buna göre davacının iddiasında samimi bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özet olarak, davacının iddia konusu çay ocağında hizmet akdine dayalı ve düzenli olarak hiçbir çalışması olmadığını ancak, son 3 yıldır haftada 2-3 Gün gelerek davalı müvekkile yardım ettiğini ve karşılığında da yardım etiği günlerle ilgili ücretinin de ödenmiş olduğunu, esasen ibraz ettikleri vergi levhasına göre, davalının işyerini çalıştırmaya başladığı 01.08.2014 tarihinden önceye ilişkin geçmiş yıllardan ise sorumlu olmayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Davalılar ve feri müdahil vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,” dair karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan …’e ait iş yerinde davacının hiçbir zaman çalışmadığı gibi o dönemlerde resmi olarak herhangi bir şekilde başkaca sigortalı işçinin dahi çalıştırılmadığını, davacının ileri sürdüğü hususların tamamen mesnetsiz ve haksız çıkar sağlamaya yönelik gerçek dışı iddialar olduğunu, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalar olduğunu, yerleşik içtihatlara göre tanıkların davacıyla aynı iş yerinde aynı dönemde çalışan kadrolu çalışanlardan seçilmesi gerektiğini, somut olayda bordro kayıtlarına uygun şekilde tanık belirlenmesi yapılmadığını, asıl olanın resmi belge ve kayıtlar olduğunu,belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Feri müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; çalışma olgusunun varlığının ihçbir şüphe ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde kesintisiz çalışma olarak ispatlanamadığını, tanıklarında kesin bilgi değil muğlak beyanlarda bulunduğunu, mahkemece yeterli araştırma yapılmadığını,belirterek temyiz kanun yoluna başvırmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ:
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. (5510 sayılı Kanun’un m. 86/9.) maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir.İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim,m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Eldeki incelemeye konu dosyada, yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığı altında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki dosyada, Mahekemece, yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmakla, davanın somutlaştırılması yükümlülüğü çerçevesinde, mahkemece öncelikle davacının beyanı alınarak, hangi tarihler arası nasıl çalıştığı, yalnız çalışıp çalışmadığı, otorgarda kimlere servis yaptığı, çalışmaya ara verip vermediği, her gün ve sürekli gelip gelmediği sorularak talebi tam olarak somutlaştırılmalı, davacının servis yaptığı kişilerin isim ve adres bilgilerinin tespit edilip ayrıntılı beyanlarına başvurulmalı, başka çalışan varsa tespit edilerek dinlenilmeli, ilgili belediyeden otogardaki çay ocağı işe ilgili sağlık vs denetim yapılıp yapılmadığı sorulmalı, çalışma olgusu ve uyuşmazlık konusu husus hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Kabule göre de 09.04.2008-26.07.2017 arası talep edilmesine göre, mahkemece “Davacının dahili davalı … nezdindeki işyerinde 09.04.2008 – 26.03.2014 tarihleri arasında 2147 gün, davalı … nezdindeki işyerinde 30.03.2014 – 27.07.2017 tarihleri arasında 1196 gün hizmet akdine tabi olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine,” şeklinde karar verilerek talep aşımı yapılması; davalı …’in vergi kayıt sürelerine sorumluluk döneminin belirlenmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar ve feri müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının, HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine ve kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 02/11/2022 gününde oybirliği ile karar verildi.