Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/2641 E. 2009/5776 K. 30.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2641
KARAR NO : 2009/5776
KARAR TARİHİ : 30.10.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı-k.davalı … Konut Yapı Kooperatifi vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı Kooperatif vekili avukat … ile davalı-k.davacı şirket vekili avukat … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

İş sahibi tarafından açılan asıl dava, yükleniciye yapılan fazla ödemenin tahsili, yüklenici tarafından açılan birleşen dava ise, 6 adet hakedişten kalan alacağın, fesih tarihinden sonra yüklenicinin yaptığı imalât bedelinin, haksız fesih nedeniyle uğranılan kâr kaybının ve sözleşmenin 15. maddesi uyarınca iş sahibince ödenmesi gereken tazminatın tahsili istemleriyle açılmış, mahkemece asıl ve birleşen davanın bozmaya uyularak kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, yüklenici şirket tarafından açılan birleşen davada, yüklenicinin sözleşmenin feshinden sonra yaptığı imalât bedeli olarak hüküm altına alınan 125.115,41 TL’nin 70.000,00 TL’sine dava tarihi olan 20.12.2001 tarihinden, kalan 55.115,41 TL’ye ise ıslah tarihi olan 10.06.2004 tarihinden itibaren faiz yürütülmüştür.
Sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda bir alacağa temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp alacaklının usulüne uygun ihtarıyla borçlunun temerrüde düşürülmesi zorunludur. Somut olayda, birleşen davanın davacısı olan yüklenici şirket iş sahibi kooperatife 22.01.2001 tarihinde gönderdiği … 5. Noterliği’nin 1361 yevmiye nolu ihtarnamesi ile fesihten sonra yapılan imalât bedeli olarak … 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2000/100-58 Değişik İş dosyasında belirlenen 104.650,00 TL’nin 7 gün içinde ödenmesini istemiştir. Anılan ihtarname birleşen dosyanın davalısı olan iş sahibi kooperatife 25.01.2001 tarihinde tebliğ edilmiştir. O halde, mahkemece hüküm altına alınan alacağın 104.650,00 liralık kısmı için, faiz başlangıcının iş sahibi kooperatife gönderilen ihtarnamede tanınan 7 günlük ödeme süresinin, tebliğ tarihine eklenmesi ile bulunan 02.02.2001 tarihi olması gerekir. İş sahibi kooperatif 104.650,00 TL alacak yönünden belirtilen tarihte temerrüde düşmüştür. Mahkemece birleşen davada hüküm altına alınan alacağın 104.650,00 TL’lik kısmına 02.02.2001 tarihinden, kalan 20.465,41 TL’lik kısmına ise 10.06.2004 ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, yüklenici şirketin 22.01.2001 tarihli ihtarnamesi gözden kaçırılarak yazılı şekilde 70.000,00 TL’ye dava tarihinden, kalan 55.115,14 TL’ye ıslah tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca birleşen davada davacı yüklenici 127.500,00 TL’nin iş sahibi kooperatiften tahsilini istemiş, 10.06.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 190.735,31 TL artırarak 318.235,31 TL’ye yükseltmiştir. Mahkemece birleşen davanın kısmen kabulü ile 125.115,41 TL’nin iş sahibi kooperatiften tahsiline karar verilmiş ve reddedilen kısım üzerinden davalı kooperatif yararına 500,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Birleşen davada davacı yüklenici şirketin isteminin 193.119,90 TL’lik bölümü reddedilmiş olduğundan, vekille temsil edilmiş davalı kooperatif yararına bu miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nispî vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekâlet ücreti tayin edilmesi de doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın hüküm fıkrasının ikinci bendinin ikinci paragrafının birinci satırında yer alan “… 70.000,00 YTL’ye dava tarihi olan 20.12.2001 tarihinden itibaren, 55.115,41 YTL’ye …” ibaresinin karardan çıkartılarak yerine “… 104.650,00 YTL’ye 02.02.2001 temerrüt tarihinden itibaren 20.465,41 YTL’ye …” ibaresinin yazılmasına, dördüncü bendin üçüncü paragrafının ikinci satırında yer alan “500,00” rakamının karardan çıkartılarak yerine “14.487,19” rakamının yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 625,00’şer TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak birbirlerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.081,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-k.davalı … Konut Yapı Kooperatifi’nden alınmasına, 30.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.