Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/11601 E. 2006/11909 K. 19.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11601
KARAR NO : 2006/11909
KARAR TARİHİ : 19.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın yayla yeri olduğu iddiasıyla açılmış mahkemece istek kabul edilerek dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının iptaline yayla niteliği ile özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş, hükmü davalılar dava konusu taşınmazın Hazinenin kadastro tespitine itiraz etmesi üzerine Kadastro Mahkemesinin kararı ile adlarına hükmen tescil edildiğini belirterek, kesin hüküm nedeniyle temyiz etmişlerdir.
Hukuk düzeninde istikrar sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, hükme karşı yasa yollarının tükenmesi (şekli anlamda kesin hüküm) ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir daha dava konusu yapılmaması (maddi anlamda kesin hüküm) şeklinde hukuk yargılaması sistemimizde yer almaktadır.
Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılmaması amacı güden maddi anlamda kesin hüküm HUMK.nun 237. maddesinde düzenlenmiştir.
Anılan maddeye göre kesin hükmün oluşabilmesi için;
1-Dava konusunun, diğer bir anlatımla dava ile elde edilmek istenen sonucun aynı olması,
2-Dava sebebinin, yani davanın dayanağı vakıaların aynı olması,
3-Ve davanın taraflarının aynı olması gerekir. (kesin hüküm külli halefler ile cüz’i halefleri de bağlar.)
Somut olayda; taraflar arasında aynı konuda … Kadastro Mahkemesinin 1997/1496 Esas, 1999/1853 Karar sayılı dava görülmüştür. O dava da Hazine dava konusu taşınmazı Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, kazandırıcı zamanaşamı ile iktisabı mümkün olmayan, uzun yıllardan beri fiilen yayla olarak kullanılan yerlerden olduğunu ileri sürerek davalılar adına yapılan kadastro tespitine itiraz etmiş, mahkemece davanın 11,50 m2.lik kısmının kabulüne, geri kalan 2279, 29 m2.lik kısmın reddi ile davalılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Eldeki davada da Hazine aynı taşınmazın yayla yeri olduğu iddiasıyla davalılar adına oluşan tapu kaydının iptalini istemiştir.
Yukarıda da açıklandığı gibi, tarafları ve hukuki sebebi aynı olan, her iki davada tapu kaydının iptali istenen yer de aynı yer olup ilk davada taraflar arasındaki uyuşmazlık Hazinenin itirazının şimdiki tapu miktarı olan 2279,29 m2 lik kısmının reddine davalılar adına tesciline karar verilmek suretiyle hükmen çözüme ulaştırılmıştır.
Mahkemece davanın kesin hükmün varlığı nedeniyle reddi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerle davalıların temyiz itarazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 19.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.