YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9989
KARAR NO : 2006/12043
KARAR TARİHİ : 30.10.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.5.2005 gününde verilen dilekçe ile meraya müdahalenin men’i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı köy vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne davacının duruşma isteğinin pul olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı köy tüzel kişiliği tarafından 27.5.2003 günü verilen dava dilekçesinde, davalıların kadimden beri davacı köy tarafından kullanılan 1497 sayılı mera parseline, istifadesine engel oldukları belirtilmek suretiyle vaki müdahalelerinin önlenmesi istenmiş, ayrıca 6.9.2005 günlü dilekçesinde de; 63 nolu Toprak Komisyonunun 16.12.1969 tarih 6 nolu mera norm kararı ile davalı köyün hayvanatının ihtiyacına yeterli 53062 dönüm 250 m2 miktarındaki mera tahsisinin dışında kalan ve ihtiyaç fazlası olarak hazine adına tescil edilen 13164 dönüm 500 m2 arazinin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, davalının aldığı bir kararla davacı köyün buradan da yararlanmasını engellediğini iddia ederek davalı köyün sözü edilen 13164 m2 miktarındaki bu araziye vaki müdahalesinin men’ini istemiş, davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı köy vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava … köy merasına vaki müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir.
I- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacı
vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
II- Davalı köy tüzel kişiliği vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davalı, dava dilekçesinde belirtilen dava değerine süresi içinde itiraz ederek taşınmazın gerçek değerinin tesbitini istemiş ve taşınmazın gerçek değeri keşfen saptanmış ise de keşiften sonraki yargılama sırasında belirlenen yeni değer üzerinden eksik harcın tamamlattırılmadığı anlaşılmaktadır. Harç ikmal edilmediğine göre kararlılık kazanmış Yargıtay uygulamaları nazara alınarak dava açılırken belirtildiği anlaşılan değer üzerinden davalı yan yararına ücreti vekalet takdirinde yasaya aykırı bir yön yoktur. Davalı köy vekilinin ücreti vekalet takdirinde mahkemenin izlediği yola ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden onunda reddi gerekmiştir.
III.Yargılama boyunca davalı tarafından bir dizi masraf yapıldığı ve bunlar hakkında hüküm kurulmamış olduğu anlaşılmaktadır. Dava reddedildiğine göre, davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davada haksız çıktığı anlaşılan davacı tarafa ödettirilmesine karar verilmesi gerekirdi. Davalı köy vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda I ve II.bentte yazılı nedenlerle davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
III.bentte yazılı nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, 30.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.